Mutluluk Bakanı

featured

Mutluluk Bakanını ilk duyduğumda aklıma Harry Potter serisindeki Sihir Bakanı gelmişti. Kim bilir, belki de içten içe mutluluk sadece çocukların inandığı, yetişkinlerin imkânsızlık fikrini çoktan kabullendikleri bir kavram olarak öğretiliyor bize.

Dünyanın bir köşesinde ülke halkının mutluluğunu doğrudan görev edinen bir bakan olduğunu üç kitaptan oluşan bir setten öğrendim: Hygge, Lykke ve Lagom.

Bu üç kitap, dünyanın en mutlu ülkeleri arasında yer alan Danimarka ve İsveç’te insanların mutluluğunun temelinde yatan faktörleri okuyucularına aktarıyor.

“Lykke” Danca’da mutluluk anlamına geliyor ancak diğer iki kitaba adını veren kelimeleri birer kelime ile tercüme etmek maalesef mümkün değil. Diğer dillerde tam bir karşılığı bulunmayan “hygge”, Danca’da rahatlık, huzur, içtenlik gibi birçok kelime ile anlatılsa da yazar bu kelimelerin hiçbirinin doğrudan “hygge”yı karşılamadığını vurguluyor. “Lagom” ise “ne çok az, ne çok fazla, tam kararında” şeklinde İsveç dilinden tercüme edilmiş.

Mutluluk Araştırmaları Enstitüsünü kuran Meik Wiking tarafından kaleme alınan Hygge’de Danimarkalıların “hygge” yaşama alışkanlıkları anlatılırken, Lykke’de ise Danimarkalıların neden mutlu bir toplum olduğu ele alınıyor. Üçüncü kitap olan Lagom’da ise yazar Linnea Dunne, İsveçlilerin dengeli yaşama sanatını okuyucularına aktarıyor.

Peki Danimarkalıların ve İsveçlilerin -hatta genel olarak Kuzey Avrupa ülkelerinin- mutlu olup olmadıklarını nereden biliyoruz derseniz, bu elbette araştırmalardan elde edilen bir sonuç: Dünya Mutluluk Raporu, Avrupa Sosyal Taraması ve OECD Daha İyi Yaşam Endeksi verilerinde Kuzey Avrupa ülkeleri yıllardır ilk 10 sıradaki yerlerini koruyor.

Akla gelen bir diğer soru, mutluluğun ölçülebilir olup olmadığı elbette. Lykke’de öncelikle bu konu ele alınıyor. Yazar, mutluluğun öznel olmasına rağmen ölçülebilir olduğunu, hayatımıza karşı nasıl hissettiğimizin temel ölçü birimimiz olduğunu belirtiyor ve şunu da ekliyor: “Mutluluk araştırmasında ilk ders şu anda mutlu olmakla genel anlamda mutlu olmayı birbirinden ayırt edebilmektedir.”

Bu da bizi aslında son dönemde hepimizin maruz kaldığı “Anı yakala!”, “Seni mutsuz eden her şeye son ver!”, “Daima pozitif düşün!” anlayışından farklı bir mutluluğa götürüyor. Bu kitaplarda bencil ve amaçsız bir mutluluğun nasıl yakalanacağından değil; mutluluğu araştırmalara dayalı verilerle ortaya konan ülkelerde bu mutluluğun kaynağı olarak görülebilecek yaşama alışkanlıklarından, mutlu ülkelerin ortak paydalarından, bireysel ve toplumsal ölçekte mutluluğun ana kaynaklarından bahsediliyor.

Bu set arasında en beğendiğim kitap olan Lykke’de, mutluluğun toplumsal hayattaki dayanaklarına ve bunların bireysel olarak yarattığı refaha geniş şekilde yer veriliyor: Örneğin oldukça yüksek vergi oranlarına sahip Danimarka’da vergi, toplumsal yatırım olarak görülürken, bunun bir yansıması olarak ücretsiz sağlık ve eğitim sistemine sahip Danimarka’da bireylerin geleceğe dair endişelerinin daha az olduğu tespit ediliyor. Yine kitapta, toplumdaki güven duygusunun şehir hayatı, iş hayatındaki güven duygusunun ise çalışma hayatı üzerindeki olumlu etkileri somut araştırma ve örneklerle açıklanıyor.

Evet, buraya nereden gelmiştik?

Mutluluk Bakanından.

Bu Mutluluk Bakanı Butan’da. Hindistan ve Çin arasında kalan, az gelişmiş ülkeler arasında bulunan bir Asya ülkesinde. Butan, 2008 yılında anayasal bir hedef olarak getirdiği Gayri Safi Milli Mutluluk felsefesi ile dünyada bir ilk olmuş ve Mutluluk Bakanlığını kurmuş. Butan’ı 2016 yılında Birleşik Arap Emirlikleri ve 2019 yılında Yeni Zelanda takip etmiş.

“Her şey tamam da mutluluğumuz mu eksik kaldı” demeyelim, Butan örneği aslında bize mutluluğa önem verme lüksü(!)nün halihazırda refah düzeyi yüksek olan gelişmiş ülkelere mahsus olmadığını; hatta tam aksine, diğer ülkelerin daha kararlı ve somut adımlar atması gerektiğini gösteriyor.

Dünyanın uzak köşelerini bir yana bırakıp, Türkiye’de insanların mutlu olup olmadığına bakarsak…

Ülkemizde mutluluğa verilen değer çok düşük, ama duyulan ihtiyaç çok fazla. Bunu sabah kahvaltımızı yaparken izlediğimiz veya okuduğumuz haberlerden, trafikte geçirdiğimiz dakikalardan, pencereden baktığımızda yoldan geçen insanların yüz ifadelerinden rahatlıkla anlayabiliriz.

Bu göstergeler varken sayısal verilere ihtiyacımız bile yok, ancak ben verilere inanırım diyorsanız, 2019 yılında 156 ülke arasından 79. ve 2020 yılında 153 ülke arasından 93. Sırada yer alan Türkiye, Birleşmiş Milletler tarafından öncülük edilen 2021 yılı Dünya Mutluluk Raporu’na göre mutluluk sıralamasında 149 ülke arasından 104. sırada .

Madem mutluluktan bu kadar uzaklaşıyoruz, ne dersiniz, bizim de Mutluluk Bakanımız olur mu?

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsiniz

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırmayın ve ücretsiz e-posta aboneliğinizi hemen başlatın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Haber Dönüşüm ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin