Kripto Paralar Ve Borsaların Geleceği – Daha Fazla Regülasyon?

featured

Kripto paraların ve bunlara bağlı projelerin yaygınlaşması ile kripto borsalar kurulmuş olup günlük yüz milyarlarca dolar işlem hacimleri bulunmaktadır. Bu durum, özgürlük ve küresellik ile bağdaştırılan ve geleceğin parası olarak nitelendirilen kripto paraların işlem gördüğü bu platformlarda gerçekleşen bazı işlemler devletleri de düzenlemelerde bulunmaya itmiştir.

Kripto paraların yoğun biçimde işlem gördüğü borsalarda yatırımcıların korunması gerekliliği, kripto paraların kara para aklama, yolsuzluk gibi suçların işlenmesinde kullanılabilmesi, kripto para yatırımlarından elde edilen karın vergilendirilebilmesi gibi hususlar gözetilerek adımlar atılmaktadır. Bu trendin yayılacağı ve kripto borsalarının gittikçe daha fazla düzenlemeye tabi olması söz konusu olacaktır.

Örneğin ABD Hazine Müsteşarı Munchin, Ocak 2021’de yönetim yeni hükümete devredilmeden kripto borsalara ilişkin düzenlemeler yapmayı hedeflediğini açıkladığında ABD’nin en büyük kripto borsalarından olan Coinbase CEO’su Brian Armstrong, bireysel cüzdanlarla yapılan tüm işlemlerde dahi kimlik doğrulama gibi çeşitli adımların öngörülebileceğini belirterek endişelerini dile getirmiştir. Zira Armstrong’a göre, açık ve yenilikleri destekleyen bir yapısı olan kripto paralar ile finansal hizmet masrafları düşeceği, hizmetlere erişimin artması söz konusu olabilecekken geleneksel finansal hizmetlerde karşılığı dahi bulunmayan kurumlar geleneksel anlayış düzenlenmeye çalışıyor. Bu da işlemlerin yapılamaması sonucunu doğuracaktır. Örneğin pek çok bireysel kullanıcı, DeFi gibi uygulamalar kullanabilmek için akıllı sözleşmelere kripto para ile ödeme yapıyor. Akıllı sözleşmeler ise doğrudan tanımlanabilecek bir kişinin veya şirketin olmak zorunda değil. Akıllı sözleşmelerin geleneksel anlayışta karşılığı bulunmazken, bireysel cüzdan işlemlerinin dahi “Know Your Customer” politikası ile kontrol edilmeye çalışılmasının ve alıcı kimliğinin doğrulanması çabasının, kripto paranın yenilikçi doğasıyla bağdaşmadığı da öne sürülüyor.

Peki kripto paraların ve blokzincir teknolojisinin özgür, yenilikçi ve açık olmasına rağmen takip edilememeleri söz konusu mudur? Aslında yapılan tüm işlemlerin bir izi bulunuyor ve bu iz takip edilebiliyor. Ayrıca bu işlemlerin bilgisini toplayıp veri analizi (“Onchain Analysis”) yapan firmalar dahi bulunuyor. Hatta 2020 yılı başında, ABD Hazine Müsteşarlığı’nın bu firmalardan hizmet aldığı ve vergilendirme için takip edilebilir bir sistemi değerlendirdiği de haberlere yansıdı. Ancak her alanda olduğu gibi, bu alanda da kullanıcıların izlerini kaybettirebilmeleri için çeşitli yöntemler geliştiriliyor. Kısacası, devletler teknolojiye ayak uydurmaya ve teknolojik gelişmelerin getirdiği sonuçları düzenlemeye çalışırken, bu çaba sonucu ortaya çıkan kısıtlamalar ve zorluklar da kullanıcılar tarafından alt edilebiliyor.

Türkiye’de ise BTC Türk, Papara, Bitlo, Thodex, Cointürk, Barimeks gibi kripto borsalar faaliyet gösteriyor. Ancak kripto para işlemlerinden edilen kazancın vergilendirilmesine dair doğrudan bir düzenleme bulunmayıp günlük ve aylık limitlerin aşılması halinde MASAK devreye giriyor ve işlemlerin incelemesi gerçekleştiriliyor. Bu konuda, 29 Eylül 2020 tarihli mükerrer Resmi Gazete’de yayınlanan Orta Vadeli Ekonomik Plan’da, dijital işlemler ve sanal varlıkların vergilendirilmesine yönelik çalışmalara yer verileceği, sanal varlıkların suçun fonlanmasında kullanılmasının önüne geçilmesi için takip mekanizması kurulacağı açıklandı.

Tüm dünyada, kripto borsalara devletlerin müdahale trendinin arttığını ve yakın gelecekte ağır regülasyonların gelebileceğini öngörmek mümkün. Evrimde hiçbir aktörün sabit durmadığı ve mevcudu koruyabilmek adına her aktörün gelişim ve değişimini devam ettirdiği de unutulmamalıdır. Örneğin bazı Kapalıçarşı kuyumcularında nakden kripto para alım satımı gerçekleştiriliyor. Bu işlemlerin izini kimlik doğrulama gibi yöntemlerle takip etmek de mümkün değil. Herhangi bir cüzdandan kuyumcunun cüzdanına belirli bir miktar kripto para gönderiliyor ve bunun karşılığı nakden müşteriye ödeniyor. Bunun dışında, cüzdanların karıştırılması (“Cryptocurrency Mixing”) gibi yöntemler ve Monero, Clockcoin, Dash, Zec gibi göndereni belli olmayan ve blokzincirde bilgi depolamayan sistemler de geliştirildi.

Sonuç olarak, devletler teknolojik gelişmeleri yakalamaya çalışıyor ve bu amaçla düzenlemeleri artırıyor. Kripto paralar ile borsalara ilişkin düzenlemelerin güncel gelişmelere halen yetişememiş olması ve her gün farklı bir düzenleme çalışmasının açıklanması nedeniyle, bu trendin devam edeceği anlaşılabilmektedir. Önümüzdeki dönemde düzenlemeler artacak, her kategorideki düzenlemeye karşı kullanıcı tepkileri de gelişmeye devam edecektir. Bu ortamda kripto borsaların üzerindeki kontrolün de giderek artacağını, kripto borsalar dahil olmak üzere kripto paraların değerlendirildiği alanlarda alternatiflerin de kullanıcılar tarafından geliştirilebileceği, blokzincir teknolojisi ve getirdiklerinin hayatımızda yer almaya devam edeceği söylenebilecektir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsiniz

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırmayın ve ücretsiz e-posta aboneliğinizi hemen başlatın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Haber Dönüşüm ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin