Fiili müzik yolu uzun ve dokunaklı bir yolculuk olarak Flört’ün geçmişini hatırlatıyor. Anadolu’nun pop ve rock sahnesi henüz piyasaya damga vurmazken ortaya çıkan bu kuşağın çalışmaları, dokuzuncu albüm “Üzüntü ve Muz Kabuğu” ile birlikte yolculuğun son dönümünü işaret ediyor; mevcut değişimler, yeni sakinlikler ve yoğun bir hüzünle dokunan melodilerle bütünleşiyor. Albüm, Flört’ün yarım asırı aşan serüveninin özünü sıkı sıkıya yansıtıyor: önceden internette paylaşılan şarkılar, “Modern Ortam Romantikleri”nin yeniden düzenlenmesiyle tek bir bütüne dönüştü ve kuşağının değerlerine sadık bir anlatı kurdu. Bu bağlamda, Fuat Güner’e yapılan selam da ayrıca anlam taşıyor; eskiye özlemle bakarken yeninin de tadını çıkarmanın gerekliliğini hatırlatıyor.
Doğan Duru’nun üçüncü solo albümü olan “Climax”, 29 Eylül tarihinde dijitalde yayımlanırken, dinleyiciyi doğrudan içsel bir drama ile buluşturuyor. Doğan, 14 parçanın düzenlemesini üstlenmiş; tek enstrümantal farklılık olarak Tamer Temel’in saksofonu kayda geçiyor ve çoğu parçanın bestesi kendisine ait. Şarkı seçiminde Sezen Aksu’nun “Ben de Yoluma Giderim” dışında tüm besteler onun imzasını taşıyor; ayrıca albümde ilk kez İngilizce sözler de yer alıyor.
Çalışmaya dair izlenimler, felsefi ve toplumsal düşüncelerle zenginleşiyor; bir yandan realist bir duruşu korurken diğer yandan melankoli ve romantizmi yüreklere kazıyor. Duruş, modern hayata dair eleştirel bir bakışla birleşen derinlikli sözlerde belirginleşiyor. 20 yılı geride bırakan bu sanatçı, yükselen opera merakını da yeni bir ses ve enerjiyle harmanlıyor. Elektronik ve Brit-pop arasındaki ince çizgide ilerleyen besteler, çağın modern insanına dönük eleştirel bir çerçeve çizerken, toplumsal yalnızlığı ve kalabalıkların görkemsizliğini net bir şekilde vurguluyor. Albüm, parçaların bireysel deneyimlerinden bağımsız olarak bir bütün halinde dinlendiğinde daha güçlü bir duygusal atmosfer sunuyor.