Kaliforniya’da başlayan ve yaklaşık altı hafta sürmesi öngörülen dava, sosyal medya devlerinin gençler üzerindeki etkisini hukuki bir sınavla karşı karşıya getiriyor. Los Angeles’ta görülen süreçte, Meta çatısı altındaki Instagram’ın genç kullanıcıların ruh sağlığına olası zararları tartışılıyor.
Mahkeme, davacının iddialarını Instagram’a yöneltirken, şirketin avukatları sorunların yalnızca platformdan değil, kişinin yaşamındaki diğer etmenlerden kaynaklandığını savunuyorlar. Mosseri’nin ifadelerinde ise, Instagram’ı çocuk güvenliği adına daha da güçlendirme kararlılığı öne çıktı; ancak “ne kadar kullanımın fazlalığı” konusunda net bir sınırın konulmasının zorluğu da vurgulandı. “Bu kişisel bir mesele,” diyen Mosseri, birinin uzun süre kullanıp iyi hissetmesini, başka birinin ise kısa sürede olumsuz etkilenmesini anlatırken, “problemli kullanım ile klinik bağımlılık arasındaki farkın” altını çizdi.
Duruşmada, Meta’nın dahili bir anketine değinildi ve sonuçlar, 269 bin Instagram kullanıcısının %60’ının bir hafta içinde zorbalık yaşadığını ya da gördüğünü gösteriyordu. Davacı avukatı Mark Lanier, K.G.M.’nin platform üzerinde 300’den fazla zorbalık bildirimi yaptığını hatırlattı. Mosseri ise bu sayılardan haberi olmadığını dile getirdi. En çok dikkat çeken anlardan biri ise K.G.M.’nin günde 16 saatlik kullanım süresi olarak gündeme gelmesiydi; Mosseri bu durumu “problemli kullanım şeklinde yorumlanabilir” dese de, “bağımlılık olarak tanımlanamaz” ifadelerini kullandı.
2019’daki bir e-posta zinciri, Meta yöneticileri arasında fotoğraf filtrelerinin gençler üzerindeki olumsuz etkilerini konuşuyordu. O dönemde küresel ilişkilerden sorumlu olan Nick Clegg, büyümeyi sorumluluğun önüne koymanın eleştirildiğini belirten uyarılar gönderdi. Şirketin bazı filtre kısıtlamalarını zamanla gevşettiği, başlangıçta alınan kararların sonradan değiştiği açıklamalarda yer buldu. Bugün dava sadece Instagram’a odaklanmıyor; YouTube, Snapchat ve TikTok da bu süreçte hedefte.
Aileler de mahkeme kulislerinde dikkat çeken figürler arasında. Kızını 2021’de kaybeden Mariano Janin, şirketlerin çocukları korumak için yeterli imkana sahip olduğunu ancak bunu etkili biçimde kullanmadığını savunuyor. Önümüzdeki haftalarda Mark Zuckerberg ve YouTube CEO’su Neal Mohan gibi isimlerin de ifade vermesi bekleniyor, bu da davayı daha da kritik bir dönemeçe sürüklüyor.