Devlet Opera ve Balesi’nin başında iki sezon geçiren Tan Sağtürk’ün görevden alınışı, sanat çevrelerinde derin yankılar uyandırdı. Süreç boyunca kurumda yenilikçi yaklaşımlarıyla dikkat çeken Sağtürk, Meriç Sümen’den sonra DOB’un başına geçen ikinci bale kökenli müdür olarak kayda değer bir değişim yarattı. Bakanlık tarafından Barış Salcan’ın vekaleten genel müdürlük görevini üstleneceği açıklandı; Sağtürk ise Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndaki sanat danışmanı pozisyonuna devam edecek.
Yenilikçi Yaklaşımlar: Sağtürk yönetiminde, klasik eserlerden modern üretimlere uzanan zengin bir repertuar çizgisi izlendi. Özellikle bu sezon sahnelenen yapımlar, klasik ile çağdaş sanat kaygılarını harmanlayarak sahneleme sanatında yeni tasarımlara kapı araladı. Öne çıkan eserler arasında Carmina Burana ve Uçan Hollandalı gibi klasikler ile modern sahnelerin buluşması dikkat çekti. Gazeteye verdiği söyleşide hedeflerini “sanatı daha ileriye taşımak, sanatseverlerle bağları güçlendirmek ve Türk opera ile balesini dünya arenasında görünür kılmak” diye özetlemişti.
Görev süresi boyunca izlenen ulusal ve uluslararası projeler, Sağtürk’ün vizyonunu somut olarak ortaya koydu. Ancak bu dönemin sonunda alınan karar, bazı sanatçı ve izleyici çevrelerinde şaşkınlık yarattı: “Bu kadar başarılı ve daha pek çok projeyi hayata geçirmeyi planlayan bir lider neden görevden alındı?”
Sağtürk’ten Veda: Kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından Sağtürk, Instagram aracılığıyla duygularını paylaştı. “Hayatımın en anlamlı dönemlerinden birini noktalıyorum, yepyeni bir sorumlulukla devam ediyorum” diye başlayan mesajında, DOB Genel Müdürlüğü ve genel sanat yönetmenliği görevini tamamladığını belirtti. Sanat danışmanı olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndaki görevine devam edeceğini ifade etti ve yeni yönetim için başarı dileklerinde bulundu.
Tepkiler: Sağtürk’ün görevden alınması ve yerine atanması bazı isimler tarafından eleştirildi. Piyanist Fazıl Say, tiyatro sanatçısı Orhan Aydın ve yazar Ahmet Ümit, sosyal medyada süreci değerlendirirken Sağtürk’ün kısa sürede kurumu üretken bir konuma taşıdığına vurgu yaptı. Ümit, Sağtürk’ün sanata kattığı vizyonu övgüyle anarken, Karadağlı’ya yönelik eleştirileri de dillendirdi. Bu tartışmalar, sanat dünyasında geçici bir dalgalanmayı tetikledi ve gelecekte DOB’un nasıl yönlendirileceği konusundaki merakı artırdı.