Arnavutluk sahilindeki bir arazi üzerinden yürütülen işlem, Jared Kushner bağlantılı lüks tatil köyü projesiyle ilişkilendirilen iddialar nedeniyle soruşturma kapsamına alınmıştır. Savcılık, 110 milyon euro değerindeki satış bedelinin dondurulmasına karar verirken yatırımcılar hakkında suçlamalarda bulunmadığını belirtti.
Soruşturma kapsamında, proje alanındaki mülkiyetin sahte belgelere dayandığı yönünde makul şüpheler bulunduğu ifade edilmektedir. Aranan bilgileri sağlayan SPAK, kıyıdaki araziyi yatırımcılara satışıyla ilgili süreçleri incelemekte ve paranın Shepherd isimli müteşebbisin hesaplarında bloke edilmesini sağladı. Yetkililer, alım-satım sürecinde sahte belgeler veya gerçeklikten daha büyük bir alanda arazi göstermek gibi muhtemel yasa dışı uygulamaların olup olmadığını değerlendiriyorlar.
Şu ana kadar iddia edilen satışta yer alan kişiler arasında Jared Kushner ile Sazan Real Estate Development ve Albania Land Development gibi ortaklar bulunuyor. Ancak savcılık, bu kişiler hakkında doğrudan suçlama getirmedi ve yatırımcıların satıcıyla ilgili şüphelerden haberdar olup olmadıklarını da net bir şekilde belirtmedi.
İş insanı Artur Shehu’nun avukatı, müvekkilinin uyuşturucu kaçakçılığı ya da belgedeki sahtecilik ile ilgili herhangi bir suçlamayı reddetti. Avukat, arazinin ailesine Osmanlı döneminden bu yana, yüz yılı aşkın süredir ait olduğunu savundu ve satış sürecinin yasalara uygun yürütüldüğünü dile getirdi. Sazan Real Estate Development da yasal süreçlere uyulduğunu ve yetkili makamların başlatacağı hukuki adımlara işbirliği yapacaklarını açıkladı.
Kamuoyuna ilişkin 200 sayfalık soruşturma dosyası SPak tarafından paylaşılmadı; kurum olayla ilgili soruşturmayı doğrulasa da dosyanın ayrıntıları konusunda ek bilgi vermedi.
Proje, yaklaşık 1,4 milyar euroluk değeriyle Vjosa-Narta koruma alanına yakın bir konumda planlanıyor. Flamingolar, foklar ve deniz kaplumbağalarının üreme alanlarına yakın olan bölge nedeniyle çevresel kaygılar mevcut. Yerel topluluklar ve çevreci gruplar, arazinin gerçek sahipliği ve projenin doğal yaşama etkileri üzerinde geçmişten beri protestolar gerçekleştiriyor. Hükümet projeyi desteklerken AB, üye adayının çevre mevzuatı ve koruma kurallarına uyum sağlamasını talep ediyor. Soruşturmanın projenin takvimi üzerindeki potansiyel etkisi ise hâlâ netleşmiş değil.

