24 TV canlı yayınında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Enflasyonun 2023 yılında yüksek düzeylere ulaştığını, bugün ise belirgin bir düşüşle yüzde 32’lere gerilediğini belirtti. ABD/İsrail-İran çatışmasının büyümeyi ve enflasyonu kısmen olumsuz etkilediğini ifade etti. Temel mallardaki enflasyonun yüzde 17,4 düzeyine indiğini, ortalamanın hizmetler nedeniyle yukarı yönlü çekildiğini kaydetti.
İktidara ilişkin yaklaşımı üzerinden konuşan Yılmaz, beklentiler kavramının ekonomi için en kritik unsur olduğunu vurguladı. Sosyal medyanın kötümserliği körükleyebildiğini ve beklentileri bozduğunu ifade ederek, “Ekonomi sadece rakamlardan ibaret değildir.” dedi ve kötümserliğe karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti.
Hiçbir programın maliyetsiz olmadığını hatırlatan Yılmaz, enflasyonu düşürmenin ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamanın sosyal adalet için de temel koşul olduğunu söyledi. Güçlü ve istikrarlı bir ekonomik politika inşa etmeden toplumun refahını kalıcı olarak artırmanın mümkün olmadığını sözlerine ekledi. Muhalefetin popülist politikalarıyla ekonomiyi ileriye taşıyabileceğini düşünmediğini belirterek, gündelik hamlelerin uzun vadede bedelinin ağır olacağını ifade etti.
2027 hedefleri kapsamında dengeleyici büyümenin esas olduğuna dikkat çekti ve AK Parti-Cumhur İttifakı’nın gerçekçi ve somut politikalarla hareket ettiğini söyledi. Muhalefetin sosyal medya üzerinden yaptığı iddialara karşın, halkın geçmiş tecrübelerinden ders çıkardığını ve popülist çözümlerin maliyetli olduğunu belirtti. “Bu tuzağa düşmemeliyiz.”
Savunma sanayi başarısının yanısıra sağlık, enerji ve makineler gibi alanlarda da ilerleme kaydedileceğini bildirdi ve yenilikçi teknolojileri üretim süreçlerine entegre ederek verimliliği ve katma değeri yükselteceklerini ifade etti. Enflasyon hedeflerinin bu yıl planlandığı gibi %20’nin üzerine çıkmaması için çalışmalar sürdüğünü ve savaşın bu hedefi yeniden şekillendirdiğini söyledi. Gelecek yıl için hedefimiz %20’nin altına inmek, 2027’de de aynı yönde ilerlemek. Bu sayede gündelik hayatta daha somut faydaların görüleceğini sözlerine ekledi.
Yeni anayasa konusunda ise sivil ve demokratik bir usulle hazırlanmış bir metnin içeriğinden bağımsız olarak değerlendiğini ve bu yaklaşımın değerli olduğunu belirtti.