Geçen yıl Avrupa genelinde devreye alınan toplam rüzgar enerjisi kapasitesi yaklaşık 19.1 gigavat olarak kaydedildi ve bunun yaklaşık %90’ı karasal projelerden geldi. Aynı dönemde 17,2 gigavatlık karasal kapasiteyle bir rekor kırıldı. 2025 sonunda Avrupa’nın toplam kurulu rüzgar kapasitesi 304 gigavata yükseldi; bunun 265 gigavatı karasal, 39 gigavatı ise deniz üstü kurulumlardan oluşuyor.
En yüksek kurulum yapan ülke olarak Almanya öne çıktı; bu ülkede toplam 5.735 megavatlık kapasite devreye alındı (5.232 megavat karasal, 503 megavat deniz üstü). Türkiye 2.142 megavat, İsveç 1.767 megavat, İspanya 1.563 megavat, Fransa 1.414 megavat ve Birleşik Krallık 1.250 megavat ile onu izledi. Sonuç olarak Türkiye, geçen yıl Avrupa’da en çok yeni kapasite kurulumunu gerçekleştiren ikinci ülke konumuna yükseldi. Danimarka ise elektrik üretiminde rüzgardan elde edilen payla en yüksek orana ulaşan ülke olarak öne çıktı; %50’lik payla birinci sırada yer aldı. Ardından %33’er payla Litvanya ve İrlanda geldi.
Rapor, geçen yıl rüzgar projelerine toplam yatırımın 45 milyar Avro olduğunu ve bu yatırımların gelecek yıllarda yaklaşık 21 gigavatlık yeni kapasitenin kurulmasını finanse etmesini beklediğini belirtiyor. Özellikle izin süreçleri konusunda Almanya hariç diğer Avrupa ülkelerinde yatırımların önündeki en büyük engellerden biri olmaya devam ettiği vurgulanıyor.
Almanya’da izin süreleri yaklaşık 17 aya düşmüş olsa da 2025 yılında karasal rüzgar için 20,8 gigavatlık kapasiteye izin verilmesiyle önemli bir rekora imza edildi. Elektrik iletim ve dağıtım şebekelerinin güçlendirilmesi, rüzgar enerjisinin yaygınlaştırılması açısından kritik görülüyor. Hükümetlerin şebeke yatırımlarını hızlandırması ve bağlantılarda “ilk gelen, hizmet alır” yerine “ilk hazır olan, hizmet alır” yaklaşımını benimsemesi gerektiği belirtiliyor.