İran ile yürütülen müzakerelerden doğan olumlu beklentiler, global risk iştahını etkileyen endişelerin hafiflemesine katkıda bulundu. Uluslararası piyasalarda tahvil getirilerinin düşmesiyle birlikte jeopolitik tansiyonun da azalabileceğine dair öngörüler güç kazandı.
Bu süreçte Türkiye’nin kredi risk primi olan CDS’inde belirgin bir düşüş kaydedildi. 5 yıllık CDS, 230,4 baz puan seviyesine gerileyerek 27 Şubat’tan beri en rekabetçi düzeyine indi. Buna karşılık İran ile ABD arasındaki gerilimlerin yoğunlaştığı dönemde, ABD-İran temaslarının öncesinde yaklaşık 235 baz puan olan Türkiye CDS’i, saldırıların başlamasıyla birlikte mart ayında 327 baz puan seviyesine yükseldi. Böylece aradaki fark yaklaşık olarak 97 baz puan artış göstermiş oldu.
Bu süreçte, Türkiye ile gelişmekte olan piyasalar arasındaki CDS farkı da belirginleşti ve 74,6 puana inerek 7 Şubat 2020’den bu yana en düşük seviyeyi kaydetti. Dolayısıyla, küresel risk göstergelerinin hafiflemesiyle birlikte Türkiye’nin kırılganlık ölçümü de önemli ölçüde iyileşme gösterdi.