Geçtiğimiz hafta Meclis’e sunulan kanun teklifinin odak noktası, tarım ve orman alanlarına ilişkin kadastro çalışmalarını kapsıyor. Düzenleme, kadastro sürecinde devlet ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazlar ile kadastro tespitleri davalı olan vatandaşların mülkiyet sorunlarını çözmeyi hedefliyor.
ORMAN ŞERHLERİNİN KALKMASI, TAŞINMAZ KAYITLARININ GEÇERLİLİĞİNİN ARTIRILMASI NAZARIYLE ÖNEMLİ bir adım olarak değerlendiriliyor. Kapsam dahilinde, bazı tapu kayıtlarında bedelsiz geçişin sağlanması ve daha önce iptal edilen taşınmazların hak sahiplerine iade edilmesi planlanıyor.
DEVLETİN YÜKÜNÜ KİRALIK BÜYÜK MİKTARLARDAN KURTARMA POTANSİYELİ olarak sunulan açıklamalarda, 129 bin hektar ölçüsündeki uyuşmazlıkların giderilmesiyle devlete ait tazminat bedelleri, birikmiş faizler ve yargı giderlerinin yaklaşık 516 milyar TL’lik bir mali yükünden kurtulacağı ifade ediliyor. Bu adım, vatandaşa tapu güvenliği sağlarken kamu kaynaklarının korunmasına da katkı yapacak.
İHTİLAFLAR UZUN YILLARDIR GÜNDEMDE olan bu düzenlemenin ayrıntıları üzerinde milliyet.com.tr’ye konuşan Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, orman sınırına yakın bölgelerdeki arazilerin çoğu zaman orman vasfında kabul edildiğini, fakat şahıslara ait oldukları için bu vasfın tespitiyle ilgili ihtilaflar yaşandığını belirtti. Bu durumun uzun yıllardır süregelen bir sorun olduğuna vurgu yaptı.
VATANDAŞIN KENDİ DİKTİĞİ AĞAÇ DA KALDIRIMDA KALABİLİYORDU diyen uzman, tapuya ilişkin süreçlerde bu tür arazilerin orman statüsüne geçebilmesinin önceki sorunların temel kaynağı olduğunu söyledi. Yeni düzenlemenin amacı, 3 milyona yakın vatandaşı etkileyen bu meselede mevcut davaları azaltmak ve kamulaştırma yükünü hafifletmek olarak özetlenebilir. Ayrıca bu tür alanların yeniden ağaçlandırılacak alanlar olarak belirlenmesi ve sulama kanallarıyla ilgili rehabilitasyonların hayata geçirilmesi planlanıyor.
TAPUDA ORMAN ŞERHİ OLAN ARAZİLERİN TAŞINABİLİR VASIF KAZANMASI için getirilen çözümler, orman şerhi nedeniyle vatandaşların tasarruf yapamaması ve kullanım haklarını kısıtlayan uygulamaların son bulmasını öngörüyor. Yeni yaklaşım, vatandaşların lehine karar alınabilecek yerlerde tapuların iadesini kolaylaştıracak ve orman ilanı süreçlerinde yaşanan sıkıntıları hafifletecek.
KAMPLAMALARIN KAPSAMI GENİŞİYOR ve devletin kamulaştırma yerine tapu üzerinden çözüm arayışına yöneldiği bu dönemde, davaları süren parseller için de olumlu bir etki bekleniyor. Ayrıca DSİ arazileri içinde kalan bazı alanların satışa açılması, kalan atıl arazilerin hakkaniyetli bir biçimde yolunu açabilir. İmar sınırı içindeki 400 metrekareye kadar, imar dışı ise 4.000 metrekareye kadar olan alanlar hissedarlara rayiç bedel üzerinden devredilecek; bu, mevcut planlar doğrultusunda ağaçlandırma çalışmalarına da olanak sağlayacak.