Gözlerimin Önündesin sergisi, Türk çağdaş sanatının iki öncü ismi Nasip İyem ile Nuri İyem’in üretimlerini aynı çatı altında bir araya getiriyor. Bursa’daki Tayyare Kültür Merkezi’nde sergilenen yapıtlar, seramikten pişmiş toprak eserlerine ve resimlere uzanan geniş bir yelpazede aktarılıyor; ayrıca çiftin hayat öyküsünü ve aile fotoğraflarını da izleyiciyle paylaşıyor.

Küratör Yasemin Bay’ın koordinasyonunda gerçekleştirilen bu sergi, yalnızca iki sanatçının üretimini bir araya getirmekle kalmıyor; aynı zamanda onların birbirlerini nasıl beslediğini, hayata ve sanata bakışlarını yeniden gündeme taşıyor. Bay, serginin adının derin bağlılığı ve bellek ile kalbe iz bırakan bir ilişkiyi simgelediğini belirtirken, iki ismin ortak üretim dilinin zenginliğini güncel bir bakışla hatırlatmayı amaçladığını vurguluyor.
21 yıl sonra yeniden bir araya gelen bu izlek, İyem çifti için geçmişten bugüne uzanan bir hafızayı canlandırıyor. 1950’lerden itibaren defalarca ortak sergiler açan ikilinin son ortak sergisi 2004 yılına dek sürmüş olsa da, bu sergi uzun bir aradan sonra yeniden bir araya gelerek izleyiciye yeni bir bakış imkanı sunuyor. İki ayrı galerinin kurguya göre düzenlendiği bu sergide Nasip İyem’in seramik ve pişmiş toprak eserleri Cemal Nadir Sanat Galerisi’nde, Nuri İyem’in resimleri ise Sami Güner Sanat Galerisi’nde sergileniyor; orta alanda ise hayat hikâyeleri ve aile arşivleri paylaşılıyor.
Toplumsal bağlamda ise sergiyi besleyen Anadolu’nun estetik ve toplumsal belleği öne çıkıyor. Bay’ın ifadesiyle, Nasip İyem Anadolu’nun estetik dilini çağdaş bir yorumla dönüştüren öne çıkan bir figür olurken; Nuri İyem’in resimleri toplumsal duyarlılıkla şekillenen figüratif bir dile işaret ediyor. Her iki sanatçının ortak noktası, toprak, insan ve doğa ile kurduğu derin bağ ve bu bağın toplumsal belleğe kattığı zenginliktir. Gözlerimin Önündesin, bu ortaklığı izleyiciye akıcı bir dille sunarken, farklı dönemlere ait üretimlerin birbirini nasıl tamamladığını da net bir biçimde ortaya koyuyor.
Anadolu’nun kültürel mirasından beslenen ve Türk sanatına yön veren bu iki usta, bireysel üsluplarını ortak bir duyarlılık çerçevesinde birleştirerek, geçmiş ile bugün arasındaki köprüyü güçlendiriyor. Ziyaretçiler, 30 Kasım’a dek Tayyare Kültür Merkezi’nde açık olan bu sergiyi günlük 10.00–19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak deneyimleyebilirler.