Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi iş birliğinde yürütülen Geleceğe Miras Projesi kapsamında Kastabala Antik Kenti’nde yürütülen kazılardan dikkat çekici bulgular elde edildi. Tiyatro alanında bulunan ve filozof tasvirli mask kabartmalarıyla öne çıkan keşifler, kent tarihinin zenginliğini yeniden gün yüzüne çıkarıyor.

Yeni buluntularla birlikte mask sayısı 36’ya yükselirken, kazı başkanı Doç. Dr. Faris Demir, kentin sütunlu caddeler, tapınaklar, kutsal alanlar, sarnıçlar, hamamlar, kale ve tiyatro yapılarından oluşan bir tasnifa sahip olduğunu vurguladı. Arkaik döneme ait, Akhamenid ve Pers dönemi kalıntılarının saptanması, kentin tarihsel zenginliğini ve sürprizlerle dolu yapısını net biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.
Bu yıl çalışmalar ağırlıkla sütunlu cadde ve tiyatro üzerinde yoğunlaştı. Demir, tiyatronun Roma İmparatorluğu Dönemi’ne ait olduğunu, milattan sonra 1. yüzyılda inşa edildiğini ve yaklaşık 5 bin kişilik kapasitesi bulunduğunu açıkladı. 2025 çalışmaları kapsamında da tiyatro sahne binasına ait mimari bloklar, adak yazıtları ve maskların gün ışığına çıkarılacağı belirtildi. Doğu ile Batı’nın kültürel etkilerini yansıtan bu kabartmalar, mekânın çokkatmanlı tarihine ışık tutuyor.

Yaşlı bir düşünürün tasviriyle öne çıkan bu sezonda, geçmiş yıllarda açığa çıkarılan tragedya ve komedya masklarının sayısı 36’ya ulaşırken, en ilginç buluntulardan biri, yaşlı bir düşünür ya da filozofun kabartması olarak kayda geçti. Tiyatro sahnesinin betimlendiği bu bağlamda, genelde filozof tasvirleri nadir görünse de tiyatroların felsefi konularını yansıtan bu buluntu, sahnelerin sadece eğlence mekânı olmadığını, felsefi tartışmaların da merkezi olduğunu gösteriyor. Kazılarla ortaya çıkan mimari parçaların, sahne binasını yeniden ayağa kaldırma potansiyeli taşıdığına dikkat çekiliyor.
Demir, bu değerli mirası gün yüzüne çıkarmak, yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak için çalışmaları sürdürdüklerini belirtti. Kazı çalışmalarını destekleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı’na teşekkür eden ekip, süreç boyunca alınan bulguların kültürel miras bilincini güçlendirdiğini ifade etti. (DHA)