Fırat Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Serdar Koca, gut hastalığı ile ilgili önemli noktaları paylaştı. Prof. Dr. Koca, gutun temelinin bir metabolik bozukluk olduğunu belirterek, protein yıkımı sonucunda oluşan ürik asidin böbrekten atılımındaki genetik sorunların bu hastalığın temelini oluşturduğunu ifade etti.
Genetik yatkınlığı olan kişilerde proteinin fazla tüketimi ve alkol kullanımı gutu tetikler. Ayrıca kanımızda yüksek ürik asit düzeylerinin böbrekte taş oluşumuna yol açabileceğini belirtti. Gut hastalığının, özellikle ayak başparmağında ani ve şiddetli bir ağrı ile başlandığını, çorap ya da ayakkabı giymeyi dahi imkânsız hale getirebilecek bir tabloya yol açabildiğini dile getirdi.
Prof. Dr. Koca, gut artritinin başlangıç anının çok tipik olduğunu vurgulayarak, tuzlu bir diyet ve şekerli içecekler gibi alışkanlıkların hastalığı tetikleyebileceğini ifade etti. Eğer önerilere uyulmaması halinde atakların sıklığı artabilir, aralar daralabilir ve eklem tutulumları çoğalabilir. Dolayısıyla iyi bir diyetin önemi büyüktür: et ürünlerinden ve alkolden kaçınılmalı, bol su içilmelidir.
Tedavide iki ana yaklaşım bulunduğunu belirten Koca, ilk olarak kolşisin tedavisinin mevcut atağı hızlı bir şekilde geçirip yeni atakların önlenmesinde etkili olduğunu söyledi. İkinci yöntemde ise ürik asidi düşüren ilaçlar kullanılır; örneğin allopurinol veya febuksostat. Ayrıca ürik asit düzeyini düşüren bir diyetin sadece gut hastalığını önlemede değil, şeker hastalığı, hipertansiyon, kolesterol ve kardiyovasküler hastalıkların da risklerini azaltmada katkı sağladığını belirtti. Gut hastalığının erkeklerde kadınlara göre daha sık görüldüğünü sözlerine ekledi.