Türkiye’deki dijital dönüşüm ve yapay zeka kapasitesini güçlendirmek amacıyla, Google Cloud ve Turkcell arasındaki stratejik ortaklık çerçevesinde İstanbul’da düzenlenen Google Cloud Day’da yeni bir bölge kurulması planı duyuruldu. Etkinlikte, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Google Cloud Ülke Müdürü Önder Güler ve Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç gibi isimlerle birlikte, önemli yatırım kararları paylaşıldı.
Turkcell projesiyle 1 milyar dolar, Google Cloud ise 2 milyar dolar yatırım yapmayı taahhüt ediyor, böylece toplam yatırım miktarı 3 milyar doları bulacak. Bu adım, Türkiye’nin veri merkezi kapasitesi, bulut altyapısı ve yapay zekaa alanlarındaki küresel konumunu güçlendirecek kritik bir etken olarak öne çıkıyor. Verinin güvenli ve verimli kullanımıyla, karar süreçlerinin daha hızlı ve güvenilir hale gelmesi bekleniyor.
Geleceğin teknolojik ekosistemi için hedefler Bakan Kacır, 2030’a kadar 10 milyar dolar değerinde veri merkezi ve yapay zeka yatırımını hayata geçirme hedefini vurguladı ve Türkiye’nin unicorn sayısını artırmayı hedeflediklerini belirtti. Girişimcilik ekosisteminin büyüklüğü, Turcorn sayısının artmasıyla güçlenecek; 100 bin teknoloji girişiminin ortaya çıkması vizyonu paylaşıldı. Bu vizyon, Türkiye’nin verinin sınırları içinde işlenmesi ve yerel değer yaratımıyla daha bağımsız bir ekonomik yapı kurmasına katkı sağlayacak.
İşbirliğiyle kurulan yeni bölge, Google Cloud’un dünya çapındaki 42 bölgesine katılarak, perakende, medya, finans, sağlık ve kamu gibi sektörlerde yerel erişim ve yüksek performanslı bulut altyapısı sunmayı hedefliyor. Veri analitiği, siber güvenlik ve dijital iş çözümleri gibi kritik hizmetler, Türkiye içinden erişilebilecek şekilde güçlendirilecek.
Veriler Türkiye’de kalacak ilkesinin uygulanmasıyla, verilerin saklanması, iletimi ve depolanması güvenli ve uyumlu bir çerçevede yürütülecek. Proje kapsamında Türkiye’de geliştirilecek dijital altyapı, bulut inovasyonu ve dijital dönüşümü sürdürerek yerel ekosisteme yıllık değer katmayı hedefliyor. Proje sayesinde kurumlar, düşük gecikme, güçlü güvenlik kontrolleri ve uluslararası veri koruma standartlarına uygunluk gibi avantajlardan faydalanacaklar.