Pamukta eylülde hasada hazırlanan üreticiler, üç ana zorluk ekseninde üretimi giderek azaltıyor: iklimsel kuraklık, artan maliyetler ve sabit kalan destek priminin işlevini yitirmesi. Küresel talepteki düşüş ise hammaddede talebi sarsıyor. Uzun yıllardır pamukla uğraşan çiftçiler ekime devam etse de karşılık bulamıyor; sanayiciler ise Türkiye’nin stratejik ürünü olan pamuk için daha sürdürülebilir bir planlama öneriyor.
Su yönetimi ertelenemez olarak vurgulanan görüşte Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Fevzi Çondur, pamuk üretiminin yalnızca çiftçilerle sınırlı olmadığını, tarım, sanayi ve ihracatı kapsayan geniş bir süreç olduğunu belirtiyor. Tüm paydaşların ortak sorunlarla karşılaştığını söyleyen Çondur, sürdürülebilirlik için kapsamlı adımların kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor. İklim değişikliğinin tarıma etkilerini örnekleyen Çondur, özellikle giderek artan kuraklık nedeniyle üretimde verim kayıplarını işaret ediyor; suya ulaşamayan üreticinin pamuk ekmekten vazgeçmesinin tarımsal sorunları aşmakla sınırlı kalmayıp kırsal kalkınma ve ekonomik istikrarı da tehdit ettiğini dile getiriyor.
‘Rekabet avantajı kayboldu’ Türkiye’nin lokomotif sektörü hazır giyim ve tekstildeki küresel sorunların hammaddede talep yetersizliğini tetiklediğini söyleyen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı, maliyet artışları ve yüksek enflasyon nedeniyle çözüm sürecinin uzadığını belirtiyor. Çözüm için şu anki durumda ya maliyetle dengelenmiş bir satış yapılarak doğru fiyatlar elde edilmeli ya da kârlı olmayan biçimde satış yapılarak kapasite kullanılmalı. Özhamaratlı, “Şu anda ikinci yol tercih ediliyor; bu da sürdürülebilirlik ve üretim-hammadde istikrarı açısından tehdit oluşturuyor” diyor. Kısa vadede bir iyileşme öngörmüyor olsa da pamukun Türkiye ekonomisi için vazgeçilmez bir değer olduğunun altını çiziyor ve üreticiyi koruyacak ciddi önlemler gerektiğini vurguluyor.
‘Üretim düşüşü sürecek’ Türkiye’de pamuk üretimi 2011’den itibaren artan bir döngüye girmiş ve paydaşlar Türkiye’nin yeterlilik seviyesini yüzde 70’e çıkarmayı hedeflemişti. 2015/16 sezonunda bir miktar düşüş yaşanmasına rağmen 2022’ye kadar bu düzey korunmuştu. Ancak koronavirüs pandemisi sonrası küresel ekonomik zorluklar ve tekstil-hazır giyimdeki talep düşüklüğü, alımları ve fiyatları düşürürken çiftçiyi farklı ürünlere yöneltmiştir. 2023 yılıyla birlikte dip noktaya gerilen üretimde yakın zamanda toparlanma öngörülmüyor.
‘Kritik önemde’ Artan girdi maliyetleri üreticiyi daha da zorluyor. Fevzi Çondur, pamuk üreticileri için fark ödemesi desteğinin üretim planlamasında kritik bir rol oynadığını belirtiyor; 1.60 kuruş olan destek priminin her yıl maliyetler ölçüsünde artırılarak üreticiye sağlanması talep ediliyor.