Merkezi para politikalarının uygulanmasında güvenliğin sürdürülmesi ve finansal sistemin dirençli kalması amacıyla düzenlenen yönetim kurulu toplantısında, Başkan Powell, stres testlerinin bankaların dayanıklılığını daha iyi anlamalarına yardımcı olduğunu belirtti. Bu testlerin, küresel finansal krizin ardından hayata geçirilen reformlar sonrasında düzenleyici çerçevenin ve denetim programının kritik unsurlarından biri olarak kaldığı vurgulandı.
Powell, geçtiğimiz yılın Aralık ayında stres testlerinin şeffaflığını artırma ve sermaye tamponu gerekliliklerindeki oynaklığı azaltma yönündeki taahhütlerini hatırlattı. Sunulan öneriler bağlamında, stres testi modellerinin tasarımını düzenleyen çerçevede yapılacak değişiklikler ve gelecek yılın senaryosuna ilişkin kamuoyu görüşünün alınması öngörülüyor.
Denetimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michelle Bowman, büyük bankalar için denetimsel stres testi sürecindeki şeffaflık ve hesap verebilirlik eksikliğinin giderilmesinin amaçlandığını ifade etti. Bowman, önerilerin stres testi modelleri, senaryo tasarımı ve gelecek senaryolar hakkında kamuoyuna görüş sunulmasıyla sorunların çözülmesini hedeflediğini belirtti. Bu yaklaşımın bankaların sermaye gereksinimlerini daha iyi kavramalarını sağlayacağı, denetim modellerinin güvenilirliğini artıracağı ve piyasa disiplinini güçlendireceğini de sözlerine ekledi.
Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michael Barr ise önerilen değişikliklere karşı çıkarak, modellerin ve senaryoların kamuoyuna açıklanmasının stres testi sürecini zayıflatabileceğini savundu.
Öte yandan, 2026 yılı için planlanan stres testi senaryoları da açıklanırken, bu senaryoların küresel bir resesyonu tetikleyebilecek riskler, riskli varlık fiyatlarında keskin düşüşler ile ABD’de işsizlik oranının %4,5’ten %10’a yükselmesi ve emlak fiyatlarında belirgin düşüşler içereceği bildirildi.