1. Haberler
  2. Ekonomiden
  3. İnşaat Üretimi Tarihe Geçecek Zirveye Çıktı

İnşaat Üretimi Tarihe Geçecek Zirveye Çıktı

featured

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Aralık 2025 itibarıyla inşaat üretim endeksi yıllık bazda %7,5 artış kaydetti. Takvim etkisinden arındırıldığında endeks 151,2 puana yükselerek en yüksek seviyeye çıktı; takvim etkilerinden arındırıldığında 150,4 puan ve mevsim etkilerinden arındırıldığında ise 129,1 puan olarak belirlendi. Bu artış, Ocak 2022’den bu yana görülen en yüksek seviye olarak kayda geçti. Endeksin alt kırılımlarında ise bina inşaatı yüzde 8,4 artışla 175,1 puana, bina dışı inşaatlar yüzde 5,8 yükselişle 97,4 puana, özel inşaat faaliyetleri ise yüzde 5,5 artışla 131,5 puana yükseldi. Tüm alt kırılımların zirve yapması dikkat çekti.

“2024’te yavaşlayan üretim 2025’te telafi edildi” söylemiyle görüşlerini paylaşan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, üretimde uzun süre dalgalı bir seyir izlendiğini belirtti. Aralık itibarıyla endekste 150,4 puanın tarihi zirve olduğunu dile getiren Hepşen, şantiyelerdeki hızlanmanın 2025’in ikinci yarısında hissedildiğini ve verilerin bunu doğruladığını ifade etti. Bina inşaatındaki artışın konut tarafının sektörde lokomotif olduğuna işaret ettiğini söyleyen Hepşen, kamu yatırımlarının desteğini düşündürücü bulan bina dışı yapılar ve tedarik zincirinin çalıştığını vurguladı. Bu tabloyu yeni bir sıçrama olarak görmektense normalleşme olarak yorumlayan Hepşen, 2024’teki yavaşlamanın 2025’te telafi edildiğini savundu. Maliyet belirsizliğinin azalmasıyla yarım kalan projelerin hızlandığını, üretim artışının da devam ettiğini ancak tek başına talep sağlığını ya da karlılığı gösteremeyeceğini belirtti. Üretim ile finansal dayanıklılığın aynı şey olmadığını da ekledi.

“2026’da üretim artışı devam edebilir” diyen Hepşen, 2025’teki artışın gecikmiş üretimin tamamlanmasından kaynaklandığını, bu seviyenin sürmesi için yeni projelere finansman ihtiyacının önde olacağını ifade etti. Müteahhitlerin fiyatlandırmada belirli segmentlerdeki projelerde daha seçici davranacaklarını söyleyen akademisyen, deprem bölgesi yatırımları, kentsel dönüşüm ve kamu projelerinin üretim seviyesini destekleyeceğini belirtti. Ancak 2026 yılında da yüksek ivmenin sürmesini beklemeyen Hepşen, daha dengeli ve sınırlı bir artış öngördü. Zirvenin psikolojik olarak önemli olduğuna vurgu yapan uzman, tedarikçilerle bankaların yaklaşımının rahatladığını, hacim artışının kalıcılığının ise finansman ile talep derinliğine bağlı olduğunu dile getirdi.

“Ertelenmiş ihtiyacın üretime yansıdığı görülüyor” diyen Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz ise endeks artışını sektörün ekonominin lokomotifi olma rolünü yeniden güçlendirmesi olarak değerlendirdi. Bina inşaatındaki %8,4’lük artışın konut talebinin canlı olduğunu ve ertelenmiş ihtiyacın üretime yansıdığını gösterdiğini ifade etti. 2026 için hareketliliğin süreceğini ancak büyümenin daha dengeli görünmesini beklediklerini söyleyen Ekiz, finansmana erişim, arsa maliyetleri ve kredi koşullarının sektörü şekillendirecek temel etmenler olduğunu belirtti. Ayrıca inşaat sektörünün yalnızca bina üretimiyle sınırlı kalmadığını, istihdam oluşturduğunu, yan sektörleri harekete geçirdiğini ve şehirleşmeyi ilerleten bir rol oynadığını vurguladı. Sürdürülebilir büyüme için planlı üretim, doğru finansman modelleri ve kaliteli şehirleşme yaklaşımının hayati olduğuna değindi.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsiniz

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırmayın ve ücretsiz e-posta aboneliğinizi hemen başlatın.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Dönüşüm ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin