Fransa ve Avustralya başta olmak üzere pek çok ülkenin sosyal medya düzenlemelerini tartıştığı bir dönemde, New Mexico’da açılan bir dava, Meta’nın genç kullanıcıları yeterince korumadığı iddiasını gündeme taşıdı. Facebook ve Instagram üzerinden çocuklara yönelik istismar vakalarının arttığına dair bulgular sunulurken, davaya konu platformlarda kullanılan algoritmaların riskli içeriklere yönlendirdiği öne sürülüyor.

Santa Fe’de görülen bu davanın, New Mexico Başsavcılığı tarafından açıldığı ifade ediliyor. Başsavcı Raúl Torrez, Meta’nın gelir odaklı yaklaşımının çocuk güvenliğini ikinci plana ittiğini savunuyor. Delillerin, şirketin farklı platformlarında cinsel istismar, taciz ve tehdit içeren içeriklerin yayılmasına zemin hazırladığı yönünde kanıt gösterileceği belirtiliyor. Savcılar, Meta’nın gençleri bağımlı hâle getiren algoritmalarını bu davanın merkezine koyuyorlar; daha önce benzer davalarda da görüldüğü üzere, platformlar gençleri savunmasız bırakma eğilimini güçlendirdiği iddia ediliyor.
Açılışta, Meta yöneticilerinin kamuoyuna sunduğu mesajlar ile şirket içi tartışmalar arasındaki çelişkilerin altı oyun gibi çizildi. Dava, Meta’nın çocukları hem cinsel istismar hem de ruh sağlığı açısından duyarsız bıraktığı yönündeki iddialarını merkezine alıyor. “Kamusal zarar yaratmakla” suçlanan şirket, hükümlerle uyumlu davranış sergilediğini savunuyor ve gençleri korumaya yönelik güvenlik araçlarını öne çıkarıyor. Avukatları, risklerin her zaman anında tespit edilmesini zorlaştıran teknik sınırlamalara dikkat çekiyor.
New Mexico başsavcılığı, bu dosyayı tek başına değildir diye vurguluyor: Amerika genelinde 40’tan fazla eyalet, çocukları bağımlı hâle getiren tasarım uygulamalarıyla ilgili benzer iddiaları içeren davalar açmış durumda. Öte yandan Los Angeles’ta benzer bir süreç devam ederken, 19 yaşındaki bir kadının çocukluk yıllarında sosyal medya kullanımının beden algısı ve ruh sağlığı üzerindeki etkilerini dile getirdiği bir davaya da uzlaşma süreci dahil olmuş durumda. Ayrıca TikTok ve Snapchat’i çatısı altında bulunduran şirketler de benzer adımlar atmışlardı.
15 ülkede sosyal medya için yaş sınırlamaları tartışılıyor. Uzmanlar, çocuklar arasındaki dijital bağımlılığın yalnızlık, depresyon ve kaygı gibi sorunları tetiklediğini belirtiyor. Ayrıca siber zorbalık da endişe uyandıran bir alan olarak öne çıkıyor. Amerikan Pediatri Akademisi’nin raporu, uzun süreli dijital kullanımın dil gelişimini geriye götürebileceğini, öfke ve bilişsel sorunları tetikleyebileceğini ve bazı durumda tip 2 diyabet riskini artırabileceğini gösterdi. Ciddi bir regülasyon hareketi hâlinde Avustralya’nın geçtiğimiz yıl yürürlüğe koyduğu yasa, gençlerin platforma girişini sınırlarken Fransa da benzer bir yaklaşım geliştirmeyi planlıyor. Bu ülkelerin ardından 16 yaşın altındaki bireylerin güvenliğini hedefleyen uygulamaların dünya genelinde yaygınlaşması bekleniyor. Ülkemiz ve Yunanistan, Polonya, Portekiz, Danimarka ve Norveç gibi ülkeler de kademeli olarak benzer düzenlemeleri hayata geçirmeyi amaçlıyor.