Mesut İktu’nun kaybı, Türk opera tarihinin bir dönemeç noktası olarak değerlendiriliyor. Onun öncülüğünde Türk operası, yurtdışında da Türk ezgilerini ve bestecileri onore eden bir ufuk kazandı. Ustaya dair anılar ve değerlendirmeler, onun sahne arkasında sergilediği kararlılıkla şekillenen bir vizyonu öne çıkarıyor. Birlikte çalıştığı yıllardan bu yana sürdürdüğü titiz çalışma temeli, bugün de sanat çevrelerinde örnek olarak gösteriliyor. – RENGİM GÖKMEN

İktu’nun sahnedeki varlığı, yalnızca bir sanatçının performansı olarak değil, kurum kimliğinin inşasında da belirleyici oldu. Türk operasının köklü yapısını korumak ve güçlendirmek adına sergilediği adanmışlık, onun mirasının temel noktalarından biri olarak anılıyor. “BİZİM NESİL OPERAYI TUTKUYLA YAPTI” sözleriyle hatırlanan bu yön, gelecekteki kuşaklara da ilham kaynağı oluyor. – YEKTA KARA
İktu’nun eser ve eğitim mirası, kurumlar arası köprüler kuran bir etkide bulundu. “MİNNET BORÇLUYUZ” ifadesiyle ifade edilen saygı, sanat camiasının onun için taşıdığı yüksek değeri yansıtıyor. – TAN SAĞTÜRK ve CANER AKGÜN gibi isimler, İktu’nun gelecek kuşaklara aktarılacak bıraktığı öğrenim ve performans mirasının önemini vurguluyor. Bu miras, Türk opera sahnesinin gelişimine yön veren bir referans olarak önümüzdeki yıllarda da hatırlanacak.