Antalya 1’inci Sulh Hukuk Mahkemesi, Meltem ve Bahçelievler mahallelerini kapsayan geniş bir alanda bulunan kamu binaları, özel tesisler ve yaklaşık 10 bin konuttan oluşan bölgelerdeki malikler ile mirasçıları arasındaki uyuşmazlığı, yaklaşık 4 bin dönümlük geniş bir alanda yürütüyor. Bu alan, Konyaaltı Beach Park ve çevresindeki önemli yapıların da dahil olduğu büyük bir değer taşıyor ve mevcut değeri milyar dolarları aşan bir kapsam sunuyor. Dava, Arap Süleyman, Hacı Bekirzade Hacı Mehmet Ağa ve Hazine olarak görülen üç ana mirasçı grubunun ortak iddiaları üzerine şekillendi; süreç, 2006’daki karar sonrası yeni mirasçı iddiaları ve mahkemelerin tedbir kararları nedeniyle çözüme kavuşturulamadı.

Kamu binaları, yüzlerce konut ve iş yeri başlığı altındaki taşınmazlar arasında Turizm Uygulama Oteli, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Falez ve Rixos otelleri, Cam Piramit Parkı, AKM, Atatürk Kültür Parkı gibi kamusal alanlar ile Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi, Antalya Tenis İhtisas Kulübü, akaryakıt istasyonları, Antalyaspor Tesisleri, Corendon Stadyumu, Antalya Adliyesi ve spor salonları yer alıyor. Ayrıca sayısız siteler, yaklaşık 10 bin konut ve Meltem Pazar Yeri ile birlikte okul, park ve tapu müdürlükleri gibi yapılar da bu kapsamda bulunuyor.
Mirasçılar kamudan bedel talep ediyor diyen Hacı Bekirzade mirasçılarının avukatı, kadastro çalışmalarının 1948 yılında gerçekleştiğini ve dava sürecinin uzun bir geçmişe sahip olduğunu belirtti. 2006’da mahkeme kararının kesinleştiği anımsatılırken, kadastrodaki tespitler o dönemi yansıtıyor. Ancak yıllar içinde kamu idareleri tarafından pek çok yapı inşa edildi; bu gelişmeler mevcut mirasçı haklarının sınırlarını zorluyor ve kamulaştırmasız el atma iddialarıyla ilgili bedel taleplerini ortaya çıkarıyor. Avukat, mevcut durumda kalan alanlarda kamulaştırmasız el atma davalarının sonuçsuz kaldığını söyledi.
Üç nesli kapsayan süreç ve tedbirler 1948-2006 arasındaki süreçte mirasçıların hakları konusunda pek çok sekerce karşılaşılan sorunlar olduğuna dikkat çekiliyor. Belediyelerin bu dönemde emlak vergisi tahsilatları sürerken, bazı aileler evlerine haciz geldiğini ifşa etti. Ancak sahada, mirasçıların çoğu kendi paylarına düşen bölümlerde haklarını kullanamamaktadırlar. Bu nedenle, bazı mirasçılar bugün bile kamulaştırma bedellerinin ödenmesini istiyorlar ve tedbir kararlarının etkisiyle süreçler uzuyor.
Sahte mirasçıların ortaya çıkışı ve tedbirlere itirazlar yönündeki açıklamalarda, 2006 sonrası dönemde sahte mirasçıların da yer aldığı iddia edildi. Ayşe mirasçısı olarak görünen bazı kişilerin de hesaplar üzerinden hak iddia ettiği ve mahkeme tedbirleriyle süreçlerin kilitlendiği ifade edildi. BAM 8’inci Hukuk Dairesi tarafından Hacı Bekirzade mirasçıları lehine tedbirin kaldırılması kararının, söz konusu bölgedeki akışları yeniden açabileceğine vurgu yapılıyor. Ancak dava kapsamındaki haklar ve paylar konusunda kesin çözümlerin peşinde olan taraflar için süreç hâlâ devam ediyor.
Kamusal tasarruflar ve mahkeme kararlarının etkisi konusunda mirasçılar için bir yandan kamulaştırma bedellerinin tahsili umudu bulunurken, diğer yandan kamunun sosyal ve kültürel tasarrufları da bu süreçten etkileniyor. Yetkili avukat, mirasçıların yıllardır süren çaresizliğini şu sözlerle özetledi: “Yüzlerce hissedar, yıllardır bu durumu yaşıyor; mahkemelerin tedbir kararları da süreçleri kilitleyebiliyor.”
Çeşitli işletmeler ve mühürleme uygulamaları kapsamında Cam Piramit içindeki yaklaşık 11 işletmeden 6’sının ruhsatsız oldukları gerekçesiyle mühürlendiği bildirildi. Deklarasyonlar ve ruhsat başvuruları konusunda bazı işletmeciler yakın takibe alınırken, özellikle EKDAĞ A.Ş. ile kiralama durumu olan bazı işletmelerin ruhsat süreçleri hâlâ sonuçlanmadı. Genel Müdür Ahmet Aydın, ruhsat konusunun işletmeye bağlı olduğunu ve kiralama sürecinin bir zorunluluk olarak görüldüğünü belirtti. Restoranlar arasında dünyanın dikkat çeken listelerinden biri olan 7 Mehmet’in durumu ise dava kapsamındaki tartışmaların bir parçası olarak konuşuldu. Dava sürecine ilişkin gelişmeler DHA tarafından aktarıldı.