1. Haberler
  2. Sanattan
  3. Sanat Aktüel Olmaz: Usta Heykeltıraş Mehmet Aksoy ile Anlatılan Yeni Serginin Derinlikleri

Sanat Aktüel Olmaz: Usta Heykeltıraş Mehmet Aksoy ile Anlatılan Yeni Serginin Derinlikleri

featured

Mehmet Aksoy’un elleri, hafızamızda iz bırakan eserlerle şekilleniyor; İnsanlık Anıtı, Cumhuriyet Aydınlanması’nı simgeleyen anıtlara uzanan bir yolun başlangıcını işaret ediyor. Yeni sergi için Feliz Adımları olarak nitelendirilebilecek süreçte, Likya Sanat Yolu Galerisi’nin Fethiye’de açılacak olan sergisi için çalışmalara hız kazandırdı. Bu süreçte, sanatçı hâlâ kendi söylemini güçlendirme peşinde: İnsan-doğa ilişkisini yeniden kuran, şamanik öğelerle beslenen bir dille formunu arıyor.

Sanat Aktüel Olmaz: Usta Heykeltıraş Mehmet Aksoy ile Anlatılan Yeni Serginin Derinlikleri

Yeni serginin hazırlık süreci içinde Aksoy, yalnızca malzeme veya teknik değişimini değil, yaptıklarının köklerini de sorguluyor. Taştan elde edilen sınırlılıkları aşabilmek adına bilgisayar teknolojisini devreye alıyor; burada malzeme plastikleşiyor ve filament adı verilen bağlayıcı bir unsurla 3 Boyutlu formlar yaratılıyor. Taşın dayanıklılığı ile teknolojinin esnekliği arasındaki bu gerilim, heykelin sadece görünümünden daha fazlasını ifade eden bir süreç haline geliyor. Formun kendisi, eserin özünü oluşturuyor ve dış etkenlere karşı dayanıklılık da bu yeni materyal tercihlerinin temel kriteri oluyor.

Günümüz sanatına dair düşünceler ise Aksoy’un bakışında duyulur bir anti-yerleşme arzusuyla yüzleşiyor: Güncel sanat her zaman değişir; teknolojik gelişmelerle yeni form anlayışları doğabilir. Ancak sanat, emperyalizmin içeriği boşaltmasıyla karşı karşıya kaldığında, insani duyguların ve toplumsal mesajın eksilişiyle yüzleşir. Sanatçı, kendi yorumuyla günümüzü ayna gibi yansıtır ve bu yansımada insana dair özün kaybolmaması için mücadele verir.

İnsana insanı anlatan bir yaklaşım vurgusu, günümüz sanatında yüzeyselleşmenin ötesine geçilmesini gerekli kılar. Aksoy, bu bağlamda şamanik temaları merkeze alır; şamanların inançları, ritüelleri ve dünyaya bakışları onun için bir ilham kaynağıdır. Bu yüzden “Hepsi Yeni” başlığı altında formları, geleneksel malzemelerin sınırlarını aşacak biçimde yeniden kurgular. Yeni sergide 20-30 civarında, çoğu neredeyse tamamen yeni olan heykellerin sergileneceği belirtilir; burada taşın getirdiği duygu eski gerçeklikle sınırlı kalmamakta, form ve teknikte daha radikal deneyler söz konusudur.

Sanat Aktüel Olmaz: Usta Heykeltıraş Mehmet Aksoy ile Anlatılan Yeni Serginin Derinlikleri

Yapay zeka tartışması ise sergiye dair bir başka boyutu hatırlatır: Aksoy, eserlerinin yapay zeka ile üretildiğini düşünmemenin altını özellikle çizer. Buradaki süreç, bir programdan ziyade, modülasyon ve form duygusunun vücut bulmasıdır; heykel yapmayı bilen birinin ellerinde, yalnızca yüzeysel objeler yerine anlamlı ve güçlü formlar ortaya çıkar. Günümüzde ticarileştirilmiş, yüzeysel içerikler üreten çalışmaların sanatın özüne zarar verdiğini ifade eder.

Neden mekân ve işbirliği bağlamında Fethiye’deki galerinin seçimi, sergiye bir ruh kazandırır. Eskiden bir kilise olan bu mekân, Aksoy’un heyecanını ziyaretçilere de taşıyacak bir alan olarak sunulur. Serginin mekânı, eserlere yeni bir ışık ve etkileşim imkanı sunarken, sanatçının duygularını da doğrudan ziyaretçilere aktarır.

Muazzez İlmiye Çığ için mezar taşı fikri ise Cumhuriyet değerlerine olan bağlılığını bir adım öteye taşıyan bir anıttır. Çığ’ın yaşamını bir tablonun ötesinde, Sümeroloji ve dil bilimine yaptığı katkılarla özetleyen bir heykel tasarlamak, Aksoy için anlamlı bir vefa olarak doğar. Bu heykelde, yaşamın iki yönünü —insan ve su— bir araya getiren üstyapılar oluşturulur. Ayak ucuna yazılan Sümerce adını simgeleyen bu eser, yağmur ve suyun canlı yaşamla olan ilişkisinin bir ifadesi olarak tasarlanmıştır. Şehrin mezarlığında bulunan bu eser, Cumhuriyet’in bilim ve akıl yolculuğunu hatırlatmaya devam eder.

İnsandaki direngenlik ve doğayla kurulan görünmez bağlar Aksoy’un heykellerinde, formun korunabilirliği ve yüzeyin dayanıklılığı bir tutku aşamasına dönüşür. Taş veya plastik fark etmeden, her parça insana dair bir söylemin içinde akıp gider. Sanatın, ideolojik ve maddi baskılar altında sıkıştığı bir çağda, onun çalışmaları bu baskılara karşı bir direniş, bir düşünce açılımı olarak okunur.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsiniz

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırmayın ve ücretsiz e-posta aboneliğinizi hemen başlatın.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Dönüşüm ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin