Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Simten Malhan ile Ankara Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniği Eğitim Görevlisi Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur, meme kanseri konusundaki önemli bir çalışmayı kamuoyuyla paylaştı. Çalışmanın bulgularına göre meme kanseriyle ilişkili toplam maliyetin yaklaşık üçte biri doğrudan giderler, kalanı ise dolaylı giderler olarak karşımıza çıkıyor. Erken evrede uygulanan tedavilerin ise sağlık sistemi üzerinde 10 yıllık dönemde önemli tasarruflar sağladığı ifade ediliyor. Bu tasarruflar ayrıca ulaşım ve bakım gibi tıbbi olmayan giderlerde de etkili oluyor; yaklaşık 25,4 milyar TL’lik doğrudan tasarrut ve 7,1 milyar TL’lik dolaylı tasarruf öngörülüyor.
REFAH ARTIŞINA KATKI SAĞLIYOR Bu değerlendirme çerçevesinde, erken teşhisin ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının sağlık ekonomisi açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulanıyor. Prof. Malhan, erken evre tedavilerinin uzun vadede sağlık ekosisteminin sürdürülebilirliğini güçlendirdiğini belirterek, elde edilen 25 milyar TL’lik ekonomik katkının ar-ge ve inovasyon çalışmalarını destekleyeceğini ifade etti.
KADINLAR UZUN VE KALİTELİ YAŞIYOR Klinik perspektiften bakıldığında ise erken tanı ve kişiselleştirilmiş tedavilerin hastalık yönetiminde belirgin farklar yarattığına dikkat çekiliyor. Prof. Dr. Şendur, erken tanının meme kanserinde tedavinin başarısında kilit rol oynadığını vurgulayarak, her hastanın bireysel ihtiyaçlarına göre planlanan yaklaşımların, hastalığın metastaz yapma riskini düşürdüğünü ve kadınların yaşam kalitesinin artmasını sağladığını belirtti. Bu sayede günlük yaşam, sosyal roller ve üretkenlik etkili şekilde sürdürülebilir hale geliyor.