Bugün Dünya Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, İzmir’deki hastanelerde vatandaşlara yönelik bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları sürdürüldü. İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde pembe kurdelelerle süslenen bir stand kuruldu; ziyaretçilere erken teşhisin önemi vurgulayan broşürler dağıtıldı ve pasta üzerinde “Erken teşhis hayat kurtarır” yazısı dikkat çekti.
Başhekim Prof. Dr. Bülent Çalık, DSÖ verilerine atıfla meme kanserinin her 8 kadından birinde görülebileceğini hatırlattı ve erken tanının hayati öneme sahip olduğunu ifade etti. Hastanenin meme kanserine karşı tüm tedavi ve tarama olanaklarına sahip olduğunu belirterek, 40 yaşını geçmiş kadınlara mamografi taramalarını önermelerini ve kendi kendine meme muayenesini hatırlattılar.
Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Kemal Atahan ise erken tanının hayat kurtardığını söyledi. Dünya genelinde meme kanserinin sıklığının %12 civarında olduğunu belirten Atahan, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu ifade etti. Erken yakalandığında tedavinin mümkün olduğunu ve kemoterapinin zorlayıcı süreçlerinden kaçınmanın mümkün olduğuna vurgu yaptı. Türkiye’de genç hasta sayısının yüksek olduğuna dikkat çekerek, 40 yaşından sonra her kadının muayene olması gerektiğini sözlerine ekledi.
KİLO VERMEK KORUYUCUDUR başlıklı bölümde Atahan, genetik ve çevresel faktörlerin hastalık riskini etkilediğini belirtti. Değiştirilebilecek olanlar arasında kilo vermenin meme kanseri riskini azaltabileceğini, düzenli egzersiz ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemli rol oynadığını ifade etti. Evreye bağlı olarak tedavi yöntemlerinin değişebileceğini ve erken evrede yakalanan hastalarda tedavinin daha hafif seyredebildiğini dile getirdi. 40 yaşından sonra meme cerrahı muayenesinin, mamografi ve ultrason taramalarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
İlginç bir paylaşımla İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören Feral Üçerler (80) yaşındaki hasta, “İlk olarak göğsümde mandalina büyüklüğünde bir kitle hissettim. Korktuğum için uzun süre doktora gitmedim; 6 ay sonra başvurarak teşhis aldım” dedi. Ameliyat sonrası 1,5 yıl süren tedavi süreci ve 3 ayda bir yapılan kontroller, hastanın yaşam kalitesini yeniden kazandığını gösterdi. Görüşlerini paylaşan başka bir hasta olan Evren Karagözoğlu (49), çevresinde kanserli kişiler olduğunu ve bu nedenle düzenli kontrollere önem verdiğini belirtti.