Vertigo son yıllarda pek çok kişinin korkulu rüyası hâline geldi. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Mustafa Kemal Olgun, vertigo ve baş dönmesi arasındaki farkı açıklıyor. Baş dönmesi her durumda vertigo değildir; bu nedenle kişilerin önce kendilerine özgü şikayetleri net olarak anlatması önemlidir. Baş dönmesini yaşayan bir kişi için hekimler önce hastanın öyküsünü dikkatle dinlerler. Şikayetin kaynağını üç ana başlık altında değerlendiririz: sistemi etkileyen sağlık sorunları (örneğin şeker, kalp veya tansiyonla ilgili problemler), nörolojik durumlar ve iç kulağa ait sorunlar. Bu üç alan dışlandıktan sonra hastaya bazı kısa sorular yöneltiriz; çınlama, baş dönmesi hissi, mide bulantısı ya da denge bozukluğu gibi belirtiler varsa bunlar tedavinin yönünü belirler.
Kristallerin yerine oturtulması diye ifade edilen yaklaşımda, iç kulaktaki dengesizlik için kristallerin yeniden konumlandırılması hedeflenir. Doktor Olgun, iç kulağın sıvı dengesinin bozulmasının baş dönmesini tetiklediğini, uygulanan manevralarla bu kristallerin eski yerine yerleştiğini belirtiyor. Bu süreçte iki seansta tedaviye başlanabildiğini ifade ediyorlar. Ayrıca bazı hastalar için uzun süreli kullanılan ilaçlar ve vitamin-mineral dengesiyle bağışıklık durumunun gözden geçirilmesi gerekir.
Başka bir bakış açısı olarak klinik muayenede her şeyin normal çıkması ancak hastanın şikayetinde süreklilik olması durumunda migren tipi baş ağrısı veya stres ve kaygı seviyelerinin bu durumu tetikleyip tetiklemediğini incelemek gerekir. Böyle durumda trişe yönlendirme ile hastaya uygun kişisel bir tedavi planı oluşturulur.