Çikolata kistleriyle ilgili klinik tablo, adet öncesi veya adet esnasında artan ağrı, cinsel temasla ortaya çıkan ağrı ve bazı durumlarda kısırlık gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Ayrıca yorgunluk, adet döneminde bağırsak hareketlerinde rahatsızlık, bel ağrısının alt kısmına vuran ağrı ve bazen ishal ya da kabızlık gibi belirtiler de eşlik edebilirler.
Bu hastalığın, yumurtlama fonksiyonlarını bozabildiği ve tüplerin tıkanmasına yol açabildiği bilinmektedir; dolayısıyla bazı çiftler için tüp bebek tedavisi sürecinde çikolata kistinin varlığı önemli bir değerlendirme konusudur. Gebelik elde edilme ihtimali, döllenmiş yumurtanın tutunmasını etkileyebilir ve bu nedenle kadınlarda kısırlıkla ilişkili bir tablo ortaya çıkabilir.
LAPAROSKOPİK CERRAHİ İLE KESİN TANI KONULABİLİR
Şikayetlerin çikolata kisti şüphesi doğurduğu ya da hastada kısırlık sorunu bulunduğu durumlarda, tanı amacıyla laparoskopi uygulanabilir. Bu işlem sayesinde lezyonlar ve yapışıklıklar görsel olarak incelenebilir; ayrıca tanı konulurken gerekirse doku örneği alınabilir. İlk aşamada vajinal ultrasonografi da tanıya katkı sağlayabilir; büyük kistler ultrasonla belirlenebilir. Hastanın hikayesi ve görüntüleme bulguları bir araya getirildiğinde, çikolata kistinin tanısı konabilir ve gerektiğinde patolojik inceleme ile desteklenir. Laparoskopik cerrahi hem tanı koymayı hem de tedaviyi bir arada sunar.
ÇİKOLATA KİSTİ OLAN HER HASTA AMELİYAT EDİLMEZ
Çikolata kistinin tedavisi, hastanın yaşı, gebelik isteği ve bulguların şiddetine bağlı olarak değişir. Erken teşhis, anne olma şansı açısından kritik önem taşır. İlk tercih genellikle medikal tedavidir; bazı kistlerin cerrahiyle çıkarılması, her durumda gerekmez çünkü cerrahi müdahale yumurtalık rezervini azaltabilir. Kist ileri düzeydeyse ve cerrahiyle belirgin bir iyileşme sağlanamıyorsa, tüp bebek tedavisiyle gebelik elde edilebilir. Cerrahi seçenekler arasında laparoskopik ya da açık cerrahiyle kistlerin çıkarılması veya yok edilmesi yer alır. Genel bir yaklaşım olarak, 3 santimetrenin altındaki kistler için ameliyat önerilmez; 3–5 santimetre arasındaki kistler için ise hastanın şikayetleri ve genel değerlendirme doğrultusunda ameliyat kararı verilebilir.