1. Haberler
  2. Teknolojiden
  3. Türkiye’nin Dijital Geçişi: Meta, Google, TikTok ve Ötesi Nasıl Milli Güvenlik Sorunu Yaratıyor? Dijital İşgalin Duvarlarını Biz Örüyoruz

Türkiye’nin Dijital Geçişi: Meta, Google, TikTok ve Ötesi Nasıl Milli Güvenlik Sorunu Yaratıyor? Dijital İşgalin Duvarlarını Biz Örüyoruz

featured

Birçok küresel oyun alanı ve ülke içinde hızla ilerleyen yapay zeka yarışları, sosyal medya devlerini daha önce görülmemiş bir agresiflikle hareket etmeye itiyor. İçeriklerin ve reklamların arka planda nasıl kullanıldığına dair saydamlık arayışı sürerken, merak edilen soru değişmiyor: Kişisel verilerimiz gerçekten güvende mi?

Türkiye’nin Dijital Geçişi: Meta, Google, TikTok ve Ötesi Nasıl Milli Güvenlik Sorunu Yaratıyor? Dijital İşgalin Duvarlarını Biz Örüyoruz

Uzmanlar, farkındalığın azalması yerine, kullanıcı haklarının anlaşılabilir olmasını sağlayacak netlikle eksik olduğunu söylüyor. Özellikle Krystyna Sikora gibi analistler, belirsizliğin yanlış bilgilendirme ve panik ortamını beslediğini vurguluyor. ABD’de bile kapsamlı bir veri gizliliği yasasının hâlâ gündemde olmadığını belirtiyorlar.

KİŞİSEL VERİLERİMİZ TOPLANIYOR Instagram, Facebook, X ve Google gibi platformlar, yapay zekanın eğitimi ve reklam amacıyla verileri kullanmıyor deniliyor; çoğu durumda ise paylaşımlar ana kaynağı oluşturuyor. Fotoğraflar, paylaşımlar ve mesajlar, herkese açık olarak dahi olsa veri olarak değerlendiriliyor. Hesap sahibi olmayan bireyler bile bu verilerin dolaylı olarak kullanılabileceği gerçeğiyle yüzleşiyor. Örneğin bir kullanıcı, hesabı olmayan birini etiketlese bile bu mesaj veri olarak işlenebiliyor.

Gmail’deki akıllı özellikler çoğu bölgede varsayılan olarak açık gelmekte ve bu durum, e-posta içeriklerinin yapay zeka tarafından analiz edilmesini tetikliyor. Google’ın 13 yaş altı kullanıcı verilerini yapay zekâ için kullandığı savı sürüyor; California’da açılan bir dava, Gemini’nin özel e-posta ve ek dosyalara erişiminin varsayılan olarak açılmasıyla ilgili tartışmaları alevlendirdi. Bu süreç, California Gizliliğin İhlali Yasası’nı ne ölçüde ihlal ediyor sorusunu gündeme getiriyor.

Diğer yandan, bölgesel olarak da çeşitli davalar ve karar süreçleri sürüyor. Avustralya, 16 yaş altındaki kullanıcılar için sosyal medya kullanımını yasaklama ve ebeveyn denetimini güçlendirme yönünde adımlar atıyor. Danimarka ve Malezya gibi ülkelerle birlikte Texas ve Utah gibi eyaletler de genç kullanıcıları korumaya yönelik tedbirleri konuşuyor. Malezya’da lisanslı bir denetim süreci ve güvenli erişim vurgusu öne çıkıyor.

DİJİTAL MEDYA MİLLİ GÜVENLİK SORUNU HALİNE GELDİ Türkiye özelinde görünen tablo ise, bazı yabancı dijital platformların mevzuata uyum konusundaki yetersizlikleriyle öne çıkıyor. Türkiye ekonomisine aykırılık oluşturan bir tablo olarak, yabancı platformlar reklam üzerinden ülkeden milyarlarca lira kazanıyor ancak yerel istihdam ve vergi konularında eşit yükümlülükler altında değildir. 2024 yılında Türkiye’den dijital reklamlar yoluyla aktarılan para miktarı 158 milyar TL olarak kayıtlara geçti.

Facebook’un küresel sorunları ve algoritmaların Türkiye iç dinamiklerini etkileme potansiyeli, uzmanların dikkat çektiği bir diğer noktadır. Prof. Dr. S. Tunay Kamer, bugün savaşların sınır hatlarının ötesine taşındığını ifade ederek, ekranlar üzerinden yürüyen bir dijital işgalden bahsediyor. Verilerin ülke içindeki sunucularda depolanması ve bazı aktörlerin bu verilere erişim imkanları, milli güvenlik açısından kritik bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.

Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ali Murat Kırık, yabancı platformların Türkiye’deki etkilerini “milli güvenlik sorunu” olarak niteliyor ve platformların denetimsizliğine vurgu yapıyor. Paylaşımların toplumsal algıyı şekillendirdiğini ve siyasi-gerilimleri tetikleyebildiğini söyleyen uzmanlar, içeriklerin sadece haber değeri taşımadığını; aynı zamanda ticari bir güç transferi aracına dönüştüğünü belirtiyor. Doğrudan ya da dolaylı biçimde bir silah, finansman kaynağı ve propaganda aracına dönüşen içerikler, karşı karşıya olduğumuz siber ve dijital savaşın bir parçası olarak değerlendiriliyor.

YEREL MEDYA KAN KAYBEDİYOR: DİJİTAL KAPİTÜLASYON Analizler, 2014’ten bu yana reklam pastasının nasıl değiştiğini gösteriyor: 2014’te yerel medya baskınken, dijitalin payı yüzdesel olarak artıyor ve 2024’te yabancı dijital platformların payı yaklaşık %74’e kadar yükseliyor. Bu tablo, yerli medyanın ayakta kalmasını güçleştirirken rekabet açısından adil olmayan bir ortam yaratıyor. Vergi ve içerik sorumluluklarında yerli şirketlerle aynı yükümlülükleri üstlenmemeleri ise dijital kapitülasyon benzetmesini güçlendiriyor.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsiniz

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırmayın ve ücretsiz e-posta aboneliğinizi hemen başlatın.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Dönüşüm ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin