HABER MERKEZİ – CERN, geleceğin parçacık fiziğine yön verecek olan Future Circular Collider (FCC) projesine dair çarpıcı bir dönüm noktası kaydetti. 72 yıllık tarihinde ilk kez özel bağışçılar tarafından toplam 1 milyar dolarlık bir destek sağlandı. Breakthrough Prize Foundation, Eric ve Wendy Schmidt Fonu ile birlikte, aralık ayında başlayan bu büyük girişime milyarder yatırımcılar John Elkann ve Xavier Niel’in katılımı projeyi başlatmayı taahhüt etti. Bu bağışlar, FCC’nin yaklaşık 18 milyar dolarlık bütçesine anlamlı bir başlangıç işareti olarak görülüyor.
FCC nedir ve ne işe yarar? FCC, CERN’in bugünkü en güçlü çarpıştırıcısı olan LHC’nin potansiyel bir sonraki adımı olarak tasarlanıyor. CERN Genel Direktörü Fabiola Gianotti, özel bağışların laboratuvar tarihinde bir ilk olduğuna vurgu yaparak, bu gelişmenin insanlığın evreni ve temel fiziği anlama yolundaki dönüm noktalarından birini temsil ettiğini belirtti. Bağışçıların vizyonu ve bilime olan bağlılığı sayesinde böylesine kapsamlı bir araştırma aracının mümkün hale geldiğini söyleyen Gianotti, bu adımı bilim tarihinde bir milat olarak niteliyor.
Planlar, FCC’nin yerin yaklaşık 200 metre altında inşa edileceğini ve 90,7 kilometrelik muazzam bir tüneli kapsayacağını öngörüyor. Öncekine kıyasla neredeyse üç kat daha uzun olan bu dev proje, 2028 yılında CERN Konseyi’nin nihai onayına bağlanmış durumda. İlk aşama olarak elektron-pozitron çarpıştırıcısı (FCC-ee) için inşaata 2030 civarında başlanması ve tesisin 2047’ye kadar faaliyete geçmesi hedefleniyor. Elektron-pozitron çarpıştırıcısı, yüksek hassasiyetli ölçümler için 2060’ların başına kadar kullanılacak.
Projenin yol haritası iki ana aşama içeriyor: İlk dönemde FCC-ee yaklaşık bir milyon Higgs parçacığı üretip mevcut LHC’ye göre çok daha hassas bir inceleme sunacak. İkinci aşama ise 2070’lerin başında devreye girmesi planlanan FCC-hh ile protonları 85 TeV enerjiyle çarpıştırarak yeni parçacıkların izini sürecek ve yüzyılın sonuna dek keşiflere kapı aralayacak. Bu ilerleyiş, Çin’in CEPC projesinin şu an için rafa kaldırılmasıyla birleşince, CERN’in parçacık fiziği liderliğini daha net bir avantajla sürdürmesi için bir zemin oluşturuyor. Çin’in 2030 sonrası yeniden değerlendirme ihtimali konuşulsa da mevcut tablo, CERN’in öncü rolünü güçlendiriyor.