1. Haberler
  2. Sağlıktan
  3. Her 10 Kadından Biri Gizli Sorunu Açığa Çıkarıyor: Endometriozis Nedir?

Her 10 Kadından Biri Gizli Sorunu Açığa Çıkarıyor: Endometriozis Nedir?

featured

Endometriozisin, rahim iç tabakasının normal konumunun dışına çıkmasıyla karakterize edilen ve östrojen bağımlı bir hastalık olduğunun altını çizen Opr. Dr. Seher Sarı Kayalarlı, bu durumun kanser gibi ilerleyici bir yük taşıdığını ancak kontrol altına alınması gerektiğini ifade ediyor. Dünya genelinde yaklaşık 190 milyon kadını etkileyen kronik bir durum olarak kabul edilen hastalığın, her 10 kadından birinde görülebildiğini belirtiyor. Gebelik sorunları yaşayan kadınlarda görülme sıklığının daha yüksek olduğunu da vurguluyor: bazı çalışmalara göre yaklaşık yüzde 40 ve ergenlik çağındaki kızlarda yüzde 75 oranına kadar çıkabiliyor.

BİRÇOK BELİRTİ GELEBİLİR

Geçmişte yalnızca üreme çağındaki kadınlarda görülen bu hastalık, günümüzde tüm yaş gruplarında ortaya çıkabiliyor. Hatta 38 haftalık gebelikteki bir bebeğin karnında oluşan kistin, doğum sonrası alındığında çikolata kisti olarak rapor edildiği örnekler bile mevcut. Bu nedenle hastalığın yaşla sınırlı olmadığını söyleyebiliriz; en sık görülen yaş aralığı ise 30–40 yaşlar aralığında olsa da her yaşta tespit edilebiliyor. Endometriozisin belirtilerini yerleşimine göre değişen pek çok yakınma oluşturur; en belirgin olanlar ağrı, kanama ve gebe kalmada zorluk olarak öne çıkar. Adet sancısı (dismenore), kronik pelvik ağrı ve pelvik bölgede derin enfeksiyona benzeyen ağrı (disparoni) başlıca şikayetler arasındadır. Ayrıca idrar yaparken veya dışkılama sırasında yaşanan ağrılar da sık görülen bulgular arasındadır. Bu ağrılar çoğu zaman şiddetli olabilir ve hastalar sıkça ağrı kesiciye başvurabilirler. Endometrioziste sık karşılaşılan adet kanaması problemleri ise hipermenore ve lekelenmeler şeklinde görülen pre- ve post-menstrüel değişikliklerdir.

TANI SÜRECİ VE YAKLAŞIM

Hastalığın erken dönemde gebe kalmayı zorlaştırabileceğini belirten Kayalarlı, bunun ana nedenleri olarak yumurtalık rezervinin azalması, yapışıklıklar nedeniyle tüplerin tıkanması, tüp-yumurtalık ilişkilerinin bozulması ve bu odaklardan salınan bazı kimyasal maddelerin embriyonun rahime tutunmasını zorlaştırması gibi faktörleri sıralıyor. Tanı konulma sürecinin zaman zaman 8–12 yıl gibi uzun süreler alabildiğini, bu süreçte hastanın doğru teşhis ve tedaviye ulaşmasının önemli olduğunu vurguluyor. Teşhis konulduktan sonra tedavi planı kişiye özel olarak şekillenir; yaş, yumurtalık rezervi ve çocuk sahibi olup olmama gibi faktörler ile hastalığın evresi tedavi kararlarını etkiler.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsiniz

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırmayın ve ücretsiz e-posta aboneliğinizi hemen başlatın.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Dönüşüm ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin