1. Haberler
  2. Gündemden
  3. Ural Aküzüm: Türkiye, NATO 3.0 Döneminin Ana Aktörü

Ural Aküzüm: Türkiye, NATO 3.0 Döneminin Ana Aktörü

featured

DÜNYA Gazetesi, Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başbakanları Zirvesi’ni yakından izledi. Zirve, diplomasi ve savunma alanındaki sonuçların yanı sıra Türkiye’nin düşünce kuruluşlarıyla kurduğu etkileşim ve güvenlik mimarisindeki yeni rolü üzerinde odaklandı. DÜNYA Gazetesi yazarı Ural Aküzüm, Ankara’da yapılan toplantılara katılarak Türkiye’nin bilgi üretim kapasitesinin uluslararası alanda görünürlüğünü güçlendirdiğini vurguladı. SETA ve İletişim Başkanlığı’nın düzenlediği yuvarlak masa toplantılarında EDAM, SETA, ORSAM, KADEM gibi yerli düşünce kuruluşlarının katılımı dikkat çekti. Aküzüm, bu toplantıların Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada fikir üretim merkezi olarak konumunu pekiştirdiğini belirtti ve yeni fikirlerin güvenlik akımları ile ittifak modelleri açısından önemli olduğuna değindi.

Tehditler, savunma mimarisini değiştirdi DÜNYA’ya özel değerlendirmelerde bulunan Aküzüm, Avrupa’nın NATO ile karşı karşıya olduğu sınavı şöyle özetledi: “Avrupa, daha Avrupalı bir NATO kurabilir mi? sorusunun altında yatıyor. Bu sorunun amacı, transatlantik ittifakın Amerika’dan kopma değil, NATO’yu daha dengeli, sürdürülebilir ve yetenekli bir yapıya dönüştürmektir. Avrupa’nın daha güçlü bir savunma rolü üstlenmesi, Amerika’ya daha az bağımlı olmayı değil, Avrupa’nın kendi kapasitesini artırmayı gerektirir.” Rusya-Ukrayna çatışması, Karadeniz’deki istikrarsızlık, hibrit tehditler ve siber saldırılar gibi gelişmeler güvenlik kavramını kökten değiştirdi. Aküzüm’e göre artık savunma, yalnızca silahlar ve sınır hattı ile sınırlı değil; sanayi gücü, hukuk dayanıklılığı, kritik altyapı, kamu güveni, dijital egemenlik, sağlık güvenliği ve siyasi birlik de bu kapsama giriyor. “Avrupa daha fazla sorumluluk almalı” diye konuşan Aküzüm, NATO 3.0 sürecinde Avrupa’nın ana aktörlerden biri olma yönündeki isteğini sürdürdüğünü belirtti. Kıt’a Avrupası’nın daha çok sorumluluk üstlenmesi gerektiğini, Türkiye’nin ise bu iki eksen arasında stratejik bir denge kuran kilit aktör olarak öne çıktığını ifade etti. Ankara Zirvesi’nin kalıcı sonucu olarak Türkiye’nin güvenlik alanında sadece askeri kapasiteleriyle değil, teknolojik, diplomatik ve tarihsel boyutlarıyla da masada birleşen bir merkez ülke olarak konumlandığını vurguladı.

Avrupa’nın üç temel açığı kapatma gerekliliğine dikkat çeken Aküzüm, kabiliyet açığı, savunma sanayii açığı ve siyasi irade eksikliği olarak öne çıkan bu üç kırılganlığı Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada sadece kuzey ve batı hattına odaklı bakışın ötesinde, Karadeniz, Kafkasya, Orta Doğu, Balkanlar, Doğu Akdeniz ve enerji koridorlarını kapsayan bir güvenlik çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin NATO’nun coğrafi kenarında değil, tam kavşağında yer aldığına vurgu yapan Aküzüm, bu konumun Türkiye’yi tamamlayıcı değil, kurucu ve dengeleyici bir aktör haline getirdiğini ifade etti. NATO 3.0” kavramına ilişkin olarak ise güvenliğin yalnızca askeri boyutla sınırlı olmadığını, siber güvenlik, biyolojik tehditler, pandemi, yapay zeka, enerji ve tedarik zinciri gibi alanları kapsayacak şekilde genişlediğini belirtti.
Ural Aküzüm: Türkiye, NATO 3.0 Döneminin Ana Aktörü

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsiniz

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırmayın ve ücretsiz e-posta aboneliğinizi hemen başlatın.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Dönüşüm ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin