Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, savunma sanayinde üst düzey yöneticilerin katılımıyla düzenlenen basın toplantısında 2025’in gerçekleştirme süreçlerini ve 2026 hedeflerini paylaştı. Sunumda, yıl boyunca sahada ortaya konan somut çıktılar, teslimat süreçleri ve projelerin ilerleyişine dair kapsamlı bir özet aktarıldı.
Toplantıda, savunma sanayinin dönüşümünü yönlendiren dört ana eksen olan insan kaynağı, araştırma-geliştirme (AR-GE), ihracat ve sanayileşme başlıkları için uygulanan sistematik adımlar ile elde edilen sonuçlar üzerinde duruldu. Görgün, özellikle lisans ve lisansüstü kapasiteyi güçlendiren yüksek lisans programlarıyla nitelikli iş gücü havuzunun büyütülmesinden söz etti. Ayrıca Savunma Kariyer Platformu’nun 250 binden fazla kullanıcıyı 320’den fazla firma ile buluşturduğu, gençler için somut bir istihdam köprüsü oluşturduğu kaydedildi. Savunma Gelişim Platformu’nun ise 68 bin kullanıcıya 735’ten fazla içerik sunarak sürekli öğrenmeyi dijital olarak erişilebilir ve sürdürülebilir bir yapıya taşıdığı vurgulandı.
AR-GE ÇIKTILARI İHRACATA DÖNÜŞTÜ Görgün, 18 kritik teknoloji öncelik alanı belirlediklerini ve 2025 boyunca 5 teknoloji günü ile zengin bir bilgi paylaşımı platformu kurduklarını ifade etti. Üniversite tarafında 127 üniversite ve 334 araştırma grubu ile ortaklıklar güçlendirilerek AR-GE portföyünün büyüdüğünü belirtti. 2025’te AR-GE kapsamında toplam büyüklüğü 920 milyon dolar seviyesine ulaşan bir portföy oluştuğunu açıkladı. AR-GE çıktılarının ihracata dönüşmesiyle, 2025 yılında sektörde mal ve hizmet ihracatının 10 milyar dolar sınırını aşması ve 17,9 milyar dolar değerinde yeni sözleşme imzalanması sağlandı.
Görgün, bölgeler bazında ihracat performansını da paylaştı: Asya-Pasifik, Avrupa, Amerika, Orta Doğu ve Afrika’da önemli ölçekte sözleşmeler yürütülüyor. Avrupa’da yoğunlaşan ihracat hareketliliği ve ülkeler arası güvene dayalı teslimatlar, küresel iş birliğinin güçlenmesini gösteriyor. İhracat dağılımında Avrupa 3,3 milyar dolar, Asya 3,1 milyar dolar, Orta Doğu 1,4 milyar dolar, Kuzey Amerika 0,23 milyar dolar olarak gerçekleşti.
FİNANSMANA ERİŞİM KOLAYLIĞI Bu dönemde sektör 4 binden fazla firmaya, 1400’den fazla projeye, 100 binden fazla doğrudan istihdama ve 20 milyar doların üzerinde ciroya ulaştı. Kredi ve leasing modelleri üzerinden 900’ü aşkın başvuru ile 5,7 milyar lira finansman sağlandı; Savunma Sanayii Yatırım ve Geliştirme Faaliyetlerini Destekleme Programı kapsamında 25 milyon dolar kredi desteği verildi.
HAVACILIKTA KRİTİK EŞİK AŞILACAK 2026’da Savunma Sanayii Meslek Yüksek Okulu modeli güçlendirilerek ara kademe ihtiyacı hedefleniyor. Hava savunma ve uçak teknolojilerinde 2026 için önemli kilometre taşları belirlendi: KIZILELMA insansız savaş uçağının teslimatı, KAAN’ın seri üretim sözleşmesinin imzalanması, TB3 SİHA’ların ilk teslimatı ve TB2T-AI SİHA’ların yapay zekâ destekli yükseltilmiş kapasiteyle teslimatı planlanıyor. Ayrıca GÖKBEY helikopterine TS1400 motor entegrasyonu ile platform üzerinde yer testleri gerçekleştirilecek; HÜRKUŞ teslimatları başlayacak ve Milli Muharip Uçak için Özgün Motor Geliştirme Projesi’nde ön tasarım süreçleri tamamlanacak.
CAYDIRICILIK ARTIRAN KABİLİYETLER Hava savunma ve füze sistemlerinde yüksek adetli teslimatlar, AKYA torpidosunun seri üretime geçişi, denizaltılara ATMACA entegrasyonu ve MİDLAS entegrasyonu gibi hedefler konuldu. İhracat lisansına tabi çalışmalar kapsamında yerli top sistemleri geliştirilmesi planlanıyor; GİZEM Projesi ile yüksek güçlü lazer silah teknolojisi dünya sıralamasında üst sıralara taşınacak. BULUT programı ile tasarım süreçleri sürdürülürken, bulut altyapısının pilot merkezde faaliyete geçmesi öngörülüyor.
DIRCM TEKNOLOJİSİ ENVANTERE GİRECEK Kara, deniz, elektronik harp, radar-sensör ve uzay tabanlı haberleşme alanlarında eş zamanlı ilerlemeler hedefleniyor. Yakın yörünge uyduları ve askeri 5G/6G iletişim altyapısını kapsayan GÖKBAĞI Projesi başlatılacak. DIRCM teknolojisi ASELSAN ana yükleniciliğinde helikopterlere entegre edilerek envantere dahil edilecek. Erken ihbar radarları ALP-100G ve ALP-300 ile en az iki yeni teslimat yapılacak. KORAL 200 ve ILGAR-2 gibi sistemlerle elektronik harp yetenekleri güçlendirilecek.
ALTAY TANKI ARTACAK VE ORTA SINIF İNSANSIZ KARA ARAÇLARI GELECEK ALTAY tankı Kara Kuvvetleri için seri üretime geçecek; 15 Orta Sınıf İnsansız Kara Aracı envantere alınacak ve farklı konfigürasyonlar üzerinden üretim projeleri başlatılacak. Deniz Kuvvetleri için TCG Muratreis denizaltısı envantere katılacak; TCG 18 Mart modernizasyonu tamamlanacak ve 6’ncı MİLGEM gemisi olan TCG İzmir teslim edilecek. Amfibi harekat için 4 LCT ve 70 RHIB botu Kara Kuvvetleri için teslimatları planlanırken, kamikaze insansız deniz araçları ile sürü kabiliyetinin deniz üzerinde gösterimi gerçekleştirilecek.
AR-GE VE YENİLİKÇİ TEKNOLOJİLER Otonomi teknolojileri kapsamında Göksancak ve Yaman projeleri başlayacak; kuantum teknolojilerinde süper iletkli kuantum işlemci birimi ve GNSS bağımsız navigasyon için kuantum manyetometreler üzerinde çalışılacak. Sentetik biyolojide Rekor Projesi ve tapa teknolojilerinde Korkilit Projesi hayata geçirilecek. Karbon/Cam Elyaf Epoksi Prepreg (KARTAL) projesi kapsamında yerli prepreg sistemleri ile GÖKBEY için kritik parçaların doğrulamaları tamamlanacak. KaAN, Özgün Motor, HÜRJET ve diğer milli projeler için Tasarım/Üretim Organizasyonu Onayı denetimleri gerçekleştirilecek.
MİLLİ UÇAK GEMİSİ PROJESİ 2026’ya kadar bu dönüşüm mimarisi daha da güçlendirilecek; insan kaynağı yetkinliği artırılacak, AR-GE’de stratejik teknolojiler üretilecek, ihracatta dış açılım güçlendirilecek ve ekosistem sarsılmaz bir şekilde sürdürülebilir kılınacak. Türkiye savunma sanayisi artık yalnızca ihtiyaçlarını karşılayan bir yapı olmayıp, rekabet eden, ihracat yapan ve teknoloji üreten güvenilir bir ortak olarak konumunu güçlendirecek. Türkiye’nin yaklaşık 50 deniz platformu aynı anda üretim aşamasında gösterilmekte; Milli Uçak Gemisi Projesi (MUGEM) için çalışmalar hız kazanırken, TCG Anadolu’nun üç katı büyüklüğünde yaklaşık 60 bin tonluk bir kapsam planlanıyor. Sözleşmeler imzalandı ve proje yönetimi için ilgili kurumlar koordineli şekilde ilerliyor; kısa sürede donanmamıza teslim edilmesi hedeflenen bir platform olarak yolunda ilerliyor.