IPU ve UN Women’in 2026 raporuna göre, dünya genelinde kadınlar siyasi arenada hâlen yetersiz temsil ediliyor ve kararlar çoğunlukla erkekler tarafından şekillendiriliyor. 2026 itibarıyla yalnızca 28 ülkede bir kadın devlet ya da hükümet başkanı bulunurken, hiç kadın liderin olmamış olduğu ülkeler ise 101’e çıktı.
14 ülkede eşitlik sağlanabildi ve karar mekanizmalarında kadınların varlığı hâlâ kritik bir fark yarattığını gösteriyor. Bu veriler, özellikle yürütme organlarında kadınların etkili olmasının sürdürülebilir olmadığını işaret ediyor.
IPU ve UN Women’in öne çıkan bulguları şu şekilde özetlenebilir:
- Kabine bakanlıklarındaki kadın payı dünya genelinde %22,4’e düştü; 2024’teki %23,3’lük oranla karşılaştırıldığında gerileme kaydedildi.
- Toplamda 14 ülkeden kabinede eşit temsil başarılı olurken, 8 ülkede ise hâlâ hiç kadın bakan bulunmuyor.
- Parlamento sandalyelerinin %27,5’ini kadınlar oluşturuyor; bu oran 2025’te %27,2 idi ve 2017’den beri görülen en yavaş artışa işaret ediyor.
- Ocak 2026 itibarıyla dünyada 54 kadın parlamento başkanı bulunuyor; bu sayı tüm başkanların %19,9’una tekabül ederken önceki yıla göre yaklaşık 4 puanlık düşüş anlamına geliyor.
- Siyasete katılan kadınlar, hem çevrimiçi hem de çevrimdışı alanda artan şiddet ve yıldırma ile karşı karşıya. Ankete katılan kadın siyasetçilerin %76’sı kamuoyunun yıldırmasına maruz kaldığını bildirirken, erkeklerde bu oran %68 olarak kaydedildi.
- Kadınlar liderlik konumuna geldiklerinde dahi çoğunlukla sosyal sektörlerle ilişkili sınırlı alanlarda yoğunlaşıyor; bu durum, geniş çaplı eşitlik hedeflerinin önünü tıkıyor.
- Toplumsal cinsiyet eşitliğinden sorumlu bakanlıkların %90’ı ve aile-çocuk işlerinden sorumlu bakanlıkların %73’ü kadınlar tarafından yönetiliyor; erkekler ise savunma, içişleri, adalet, ekonomi ve sağlık gibi kritik alanlarda özellikle baskın konumlarını sürdürüyor.
Kadın varsa istikrar var derken UN Women İcra Direktörü Sima Bahous, “Küresel istikrarsızlığın arttığı bir dönemde kadınların siyasi liderlikten dışlanması, toplumların karşı karşıya kaldığı sorunlara etkili yanıtların üretilmesini engelliyor. Kadınlar karar süreçlerinde farklı perspektifler sunarak barış ve kalkınmayı destekliyor. Kadınların karar alma süreçlerine tam katılımı, ülkelerin daha istikrarlı ve kapsayıcı politikalar üretmesini sağlıyor.” ifadelerini paylaştı. IPU Başkanı Tulia Ackson ise, “Eşit temsil, ahlaki bir zorunluluk ve akılcı bir tercih; kurumlar toplumları yansıtınca daha adil ve güvenilir çözümler üretilir” dedi.
Kadınlar sistemsel engellerle mücadele etmek zorunda Akbank ile Futurebright işbirliğiyle yürütülen çalışmalar, Türkiye’nin iş yaşamında kadınların karşılaştığı yapısal zorlukları gün ışığına çıkardı. ITÜ, Boğaziçi ve TÜRKİYE genelinden 2.153 katılımcının görüşlerini içeren “İş Hayatında Kadın Araştırması” kuramsal çerçevesini somut bulgularla pekiştirdi. Araştırmaya göre kadın çalışanların %20’si kariyerini güçlü ve yeterli hissetmelerini, %10’u ise iş hayatında saygı ve değer görmeyi iş hayatına bağlıyor.
Araştırma, cinsiyete dayalı önyargıların ve yapısal engellerin hâlâ sürmekte olduğuna dikkat çekiyor. Erkeğin üst düzey yönetimde daha fazla yer alması yönündeki inanç, kadınların yükselmesini zorlaştırıyor; buna ek olarak 10 kadından 7’si iş yaşamının özel hayatını etkilediğini belirtirken, eşit ücret algısının da kırılması gerekiyor. Kadınların her beşinden biri çocuk veya aile bakımı nedeniyle işten ayrılmayı düşünürken, her üç kadından biri hamilelik durumunda mevcut pozisyonunu sürdürmekte zorlanacağını öne sürüyor. Bu veriler, anneliğin kariyer üzerinde potansiyel bir alarm işareti oluşturabildiğini gösteriyor.