Orta Doğu’daki gerilimler, 28 Şubat’ta İran’a yönelik operasyonların tetiklediği enerji ve gübre tedarik zincirlerinde derin etkiler yaratıyor. Bölgede devam eden çatışmalar, dünya tarımının hayati unsurlarından biri olan gübre ve enerji akışını zayıflatarak küresel gıda güvenliği riskini artırıyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki sıkışıklık nedeniyle ticaret durgunluğa girerken, dünya çapında nitratlı gübre arzı önemli ölçüde daralıyor. Fosfatlı gübrelerin kaynağı olan küresel işleyişteki kırılmalar da bu durumu derinleştiriyor ve tarım sektöründeki üretim planlarının bozulmasına yol açıyor.
AA’nın analitik verileriyle doğrulanan küresel tablo, Orta Doğu’nun gübre ve enerji akışlarının merkez üssü konumunu güçlendirmiş durumda. Bu durum, bölgeden yapılan yıllık üre ihracatının kritik kırılmalara uğramasına yol açarken, üreticilerin maliyetlerini yükseltiyor ve taşıma süreçlerinde aksamalara zemin hazırlıyor.
İkincil bir etkisi olarak enerji maliyetlerindeki yükseliş üretim süreçlerini baskılar nitelikte. Doğal gazı oluşturan maliyetin gübre maliyetinin büyük bölümünü oluşturması, özellikle azotlu gübrelerde maliyetleri yukarı iterken üretim tesislerini zor durumda bırakıyor. Üretim kapasitelerinin düşmesi ile birlikte tüketici ülkelerde de gıda fiyatları baskılanabilir.
İran, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi bölgeler, küresel azotlu gübre pazarının başlıca tedarikçileri arasında yer alıyor. Global tedarik hatlarındaki aksaklıklar Kuzey Yarımküre’de ekim mevsimini etkileyebilir ve tarımsal verimlilik üzerinde doğrudan sonuçlar doğurabilir.
Analistler, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının sadece enerji taleplerini değil, üre ve amonyak gibi temel gübre emtialarını da pazarlara ulaştırmada kritik bir rol oynadığını vurguluyor. Bu süreçte diğer ülkelerinse gaz arzını stratejik olarak sınırlamaları, iç tüketim baskısını artırabilir ve ihracat pazarlarında dengeyi değiştirebilir.
Fitch Ratings’in kısa vadeli öngörüleri, amonyak ve üre fiyatlarında olası artışların daha uzun sürmesini işaret ediyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının süreci uzatması halinde fiyat beklentileri yukarı yönlü revize edilebilir.
Öte yandan ABD’de çiftçiler, gübre ve enerji maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle ekim sezonuna yaklaşırken destek arayışlarını sürdürüyor. Tarımsal girdi maliyetlerinin artması, hem iç piyasada enflasyon baskısını güçlendirecek hem de gıda tedarikinde istikrarı zayıflatabilir.
Uzmanlar, 2022’de başlayan küresel gübre üretim kesintisinin ardından küreselde ikinci büyük kırılmanın bu süreçte yaşanabileceğine dikkat çekiyor. Enerji şokunun gübre piyasalarını nasıl etkilediğini gösteren bu tablo, deniz taşımacılığındaki sigorta maliyetlerindeki artışla birleşince arzı durma noktasına getirebilecek riskleri artırıyor.