Geçtiğimiz yıl günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petroldi ürünlerinin taşındığı Hürmüz Boğazı, IEA verilerine göre dünya denizcilik ticaretinin kritik bir damarını oluşturuyor. Bu boğaz üzerinden akan akışlar, küresel petrol piyasalarının yaklaşık dörtte birine yakın bir paya denk geliyor ve alternatif güzergahların sınırlı olması nedeniyle herhangi bir kesinti, global talep karşısında güçlü sonuçlar doğurabilir.
Uzun süredir güvenilir bir enerji kaynağına olan bağımlılığın yüksek olduğu bölgelerde, özellikle Körfez ülkelerinden gelen petrol ithalatında büyük ölçüde etkilenen ülkeler ön planda yer alıyor. Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ekonomileri kısa vadede arz kayıplarını hissedebilir. Avrupa da bu süreçten zarar görebilirken, ABD ve bazı Afrika bölgeleri kısmi çeşitlendirme imkanları sayesinde kayıpları daha az hissedebilir. Ancak küresel fiyatlar üzerindeki etkilerin, ABD ekonomisine dolaylı yansımaları olasıdır.
Kısa vadede fiyatlarda artış beklenebilir Uzmanlar, piyasalarda gördüğümüz risk primi ve ihtiyatlı stok tutma eğiliminin, kısa vadede Brent tipi petrol için çift haneli artışlar rayında hareket etmesine yol açabileceğini belirtiyor. Fiyatlar, bir kesinti dahi olsa, piyasa katılımcılarının jeopolitik belirsizliği ve anlık kıtlığı fiyatlama biçimine bağlı olarak dalgalanabilir.
Güncel analizler, geçmişteki deneyimlerden hareketle 1973 ambargosu, 1980’ler İran-Irak savaşı ve 2019’daki Suudi tesislerine yönelik saldırılar gibi olayların, günümüzün finansal ve türev piyasa dinamikleriyle karşılaştırıldığında, kısa vadeli hareketlerin sadece fiziksel arz şoklarıyla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Ancak uzun vadeli etkiler, boğazın kapanmasının süresine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.
“Kısa süreli bir kesinti, enflasyon baskısını tetikleyebilir ve enerji maliyetlerini yükseltebilir; fakat uzun vadede kapanmanın etkisini azaltmak için gelişmekte olan ülkelerde enerji ithalatına bağlı büyümeler yavaşlayabilir.” diyen uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki hareketlilik azaldıkça rafineri sektörünün ham petrol bulunurluğu konusunda daha sıkıntılar yaşayabileceğini vurguluyor. Boğazın kapanması, küresel arz-talep dengesini bozarak yüksek fiyatlarla sonuçlanabilir ve talep kırılmaları yaşayabilir; ancak kısa vadede ABD tüketicilerinin hassas fiyatlar nedeniyle politika tepkileri ince ayarlanabilir durumda kalabilir.
Piyasalarda belirsizlik sürüyor Uzmanlar, uzun vadeli eğilimlerin çatışmanın seyrine bağlı kalacağını, ancak kısa vadede yukarı yönlü risklerin baskın olduğunu ifade ediyor. Boğaz trafiğinin sınırlı kalması halinde önümüzdeki dönemde fiyat artışlarının devam etmesi bekleniyor. İki hafta içinde kapanma durumunun sürmesi halinde varil başına 100 dolar seviyesi görülebilir; yeniden açılma halinde ise OPEC dışı arz artışının talep artışını aşmasıyla fiyatların geri çekilebileceği öngörülüyor. Bu belirsizlik, küresel ekonomi ve petrol talebi üzerinde de baskı oluşturmaya devam edecek.