Powell, Adalet Bakanlığı’nın cuma günü Federal Reserve’e büyük jüri celbi tebliğ ettiğini duyurdu. Celbin, geçen yıl haziran ayında Senato Bankacılık Komitesi’nde verdiği ifadeyle bağlantılı bir cezai iddianame tehdidini içeriyor ve bu durum, çok yıllı bir projeye ilişkin bazı tarihi adımları kapsıyor olabilir.
Demokraside hukukun üstünlüğüne ve hesap verebilirliğe olan güçlü inancını yineleyen Powell, “Hiç kimse, Fed başkanı da dahil olmak üzere kanunların üstünde değildir. Ancak bu benzeri görülmemiş eylem, yönetimin tehditleri ve baskısı bağlamında daha geniş bir perspektiften ele alınmalıdır.” ifadelerini kullandı. “BUNLAR BAHANE” şeklinde vurguladığı bu görüşler, söz konusu tehdidin hedefiyle doğrudan ilişkili olmadığını savunuyor; Fed’in kamuya açık açıklamalarla Kongre’yi bilgilendirme çabalarının, projeye dair bilgiyi paylaşmak amacıyla yürütüldüğünü belirtti ve bu süreçte karşılaşılan baskılarla mücadele ettiğini belirtti.
Söz konusu tehditin, Fed’in para politikası kararları üzerinde etkili olabileceği endişesini taşıyan Powell, “Bu, kararlarımızı kanıtlara ve mevcut ekonomik koşullara dayanarak belirlemeye devam edip edemeyeceğimiz konusunda bir sınavdır; siyasi baskı veya yıldırma eylemlerine dayanıp dayanmayacağıyla ilgilidir.” değerlendirmesini paylaştı.
Powell, geçmişte Cumhuriyetçiler ve Demokratlar dahil dört farklı yönetimde görev yaptığını hatırlatarak, “Her durumda görevlerimi siyasi baskıdan veya kayırmacılıktan uzak bir şekilde, yalnızca fiyat istikrarı ve maksimum istihdam hedefimize odaklanarak sürdürdüm. Kamu hizmeti, tehditler karşısında bile kararlılık gerektirir. Senatonun onayladığı görevimi dürüstlük ve Amerikan halkına hizmet taahhüdüyle sürdürmeye devam edeceğim.” şeklinde konuştu.