1. Haberler
  2. Ekonomiden
  3. Eşitsizlik Anne Karnında Başlıyor: Toplumsal Adalet İçin Birinci Adım

Eşitsizlik Anne Karnında Başlıyor: Toplumsal Adalet İçin Birinci Adım

featured

UNFPA’nın çalışması, güvenli gebelikten doğum sonrası bakıma, ilk 6 ay sadece anne sütüne kadar uzanan temel hakları hayatın erken dönemlerinden itibaren vurguluyor. Erişim sorunları, özellikle kırsal bölgeler ve insani yardım bölgelerinde, anne ve yenidoğan sağlık hizmetlerini sınırlayabiliyor; bu da emzirme ve beslenme konusunda farkındalık eksikliğini beraberinde getiriyor.

Eşitsizlik Anne Karnında Başlıyor: Toplumsal Adalet İçin Birinci Adım

En temel haklar arasında 0-5 yaş için eğitim, güvenli ve kapsayıcı öğrenme ortamları, ev içi şiddetten uzak bir yaşam ve çocuk sağlığına yönelik hizmetlere erişim yer alıyor. 6-10 yaş grubunda ise eşit eğitim olanakları, korunma ve mahremiyet öne çıkıyor; bu dönemdeki toplumsal kalıplar, kız çocuklarının haklarını kısıtlayabiliyor. 11-19 yaş arası ergen kızlar için çocuk yaşta evlilik riskleri, şiddet ve zararlı kalıplarla mücadele gerekliliğini gösteriyor; okula devam ve yaşa uygun sağlık hizmetlerine erişim bu dönemin ana hedefleri arasında sayılıyor.

Çocukluk ve gençlik boyunca biriken eşitsizlikler, yetişkinlikte hem aile hem de çalışma hayatını etkileyerek adil kariyer olanakları ve iş-yaşam dengesi gibi konuları ön plana çıkarıyor. Üreme sağlığı, güvenli gebelik ve doğum sonrası bakım gibi hizmetlere erişimin sürdürülmesi ise 25-49 yaş kadınların temel hakları arasına dahil edilmiştir. Cinsiyete dayalı ücret farkları, kayıt dışı istihdam ve bakım yükünün evde sürekli kalması da bu dönemdeki kısıtları artırıyor.

Onurlu yaşam hakkı, orta yaşlı kadınlarda psikososyal destek eksikliği, menopoz farkındalığı ve yaşa bağlı ayrımcılık nedeniyle kısıtlanabiliyor. Ayrıca 50-64 yaş arasındaki kadınlar ile 65 yaş ve üzerindekiler için güvenli sağlık hizmetleri ile sosyal koruma sistemlerine erişim bekleneni karşılamayabiliyor. Yaşlılıkla ilişkili sağlık hizmetlerinde görülen ayrımcılık ve artan sosyal izolasyon, bu dönemdeki haklara ulaşmayı zorlaştırıyor.

Neler yapılabilir? başlığı altında öne çıkan öneriler şu şekilde özetlenebilir: Anne ve yenidoğan haklarının her yerde ve her koşulda güvence altına alınması; kapsayıcı ve toplumsal cinsiyet duyarlı eğitim politikalarının güçlendirilmesi; çocuk hakları ve eşitlik konularında bakım verenler ve öğretmenler için farkındalık çalışmaları; ergen sağlığı eğitimini yaygınlaştırma; çocuk yaşta evlilik ve cinsiyete dayalı şiddete karşı etkili politika ve uygulamaların desteklenmesi; akran zorbalığı ve dijital şiddetle mücadele için farkındalık artırımı; gençlerin iklim eylemine aktif katılımını teşvik; kadın-yaşam dengesi ve esnek çalışma modelleriyle iş-yaşam dengesinin güçlendirilmesi; ücretsiz bakım emeğinin eşit paylaşımı; menopozla ilgili rehberler ve standart sağlık hizmetleri; aktif yaşlanmayı teşvik eden farkındalık kampanyaları; yaşam boyu öğrenme imkanlarını dijital dâhil genişletme; yaşlanmaya duyarlı ve kapsayıcı iş yerleri ile esnek emeklilik seçeneklerinin geliştirilmesi.

Dijital şiddet kadının siyasete katılımını nasıl etkiliyor? KEFEK ile BM Kadın Birimi ve İngiltere Büyükelçiliği’nin iş birliğiyle Nevşehir’de düzenlenen toplantı, dijital şiddetin genç kadınların siyasi kariyerine zarar verebildiğini ve itibar ile temsil üzerinden baskı kurduğunu vurguluyor. Kadın siyasetçilere yönelik dil, tehdit ve dijital tacizin, siyasetteki varoluşu tehdit ettiği belirtilirken, güvenli ve görünmez olmayan bir ortamın sağlanması için ellerinden gelen çabaların sürdürülmesi gerekliliğine dikkat çekiliyor.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsiniz

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırmayın ve ücretsiz e-posta aboneliğinizi hemen başlatın.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Dönüşüm ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin