Geçtiğimiz hafta emtia piyasalarında arz endişeleriyle başlayan hareketlilik, hava koşulları ve iklimsel etkilerle sertleşti. Jeopolitik risklerin artması, değerli metallerdeki negatif ayrışmayı beraberinde getirirken tarım ve baz metallere yönelik ilgi arttı. Ons altında altın ve gümüş kayıplara uğrarken paladyum ve platin sınırlı bir değişim gösterdi.
Fed toplantı tutanaklarındaki şahin çıkarımlar ve güçlenen dolar ile yükselen tahvil getirilerinin etkisiyle altın onsu düşüş kaydetti. Aynı dönemde petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü hareket, faiz artırımının zamanlamasını öne çekebileceği beklentisini güçlendirerek değerli metaller üzerinde baskıyı artırdı. Fosil yakıtlı araçlara olan talebin azalması ve elektrikli araçlara yönelimin paladyum üzerinde baskı oluşturduğu değerlendirmeleri dikkat çekti. Ancak yatırımcılar, paladyumdaki durumun zaman içinde aşılacağını düşünüyorlar.
Azalan stoklar, baz metal fiyatlarını destekledi. Tezgah üstü piyasasında bakırda yüzde 1,2, nikelde yüzde 2,3, çinkoda yüzde 1,9, alüminyumda yüzde 2,1 ve kurşunda yüzde 1,1 değer kazancına rastlandı. Orta Doğu’daki gerginlikler, alüminyum tedarikindeki sıkıntıları derinleştirdi ve bu metaldeki fiyatları yukarı itti. Ayrıca Çin’deki stok düşüşleri de bakır ve alüminyum fiyatlarını destekledi. Güney Kore’deki çinko eritme tesisindeki yangın haberleriyle çinko arz endişeleriyle yükseldi; Endonezya’nın nikel kotasındaki sınırlama da fiyatları yukarı çekti.
Brent petrol rallisi ve enerji dengesi Enerji tarafında Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık %5,5 artarken, doğal gaz ise İngiliz termal birimi üzerinden yüzde 2,8 geriledi. Orta Doğu’daki tansiyonun artması ve İran’a yönelik olası operasyon ihtimaliyle petrol fiyatlarının 4 haftadan bu yana düşen eğilimi kırıldığı düşünülüyor. Bu süreç enflasyon görünümünü ve merkez bankalarının politika beklentilerini önemli ölçüde etkilemeye aday. ABD’deki doğal gaz stoklarındaki artış ise gaz fiyatlarını düşürdü.
Küresel tarım göstergeleri Rusya–Ukrayna gerilimi tarım ürünlerinde de belirleyici oldu. Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına pirinçte %4, soya fasulyesinde %3,6, buğdayda %6,6 ve mısırda %4,3 yükseldi. Borsalarda kahve, şeker ve pamuk gibi ürünlerde ise artışlar görüldü: kahve %12,1, şeker %0,1 ve pamuk %5,7 değer kazanırken kakaonun ton başına fiyatı yaklaşık %18,6 artışla haftayı kapattı. Rusya’nın Don-Azov Kanalı üzerinden buğday tedarikini kısıtlaması ve ABD Tarım Bakanlığı’nın üretim tahminlerini düşürmesi buğdayı sert şekilde yükseltti. Küresel pirinç ve mısır stoğunun azalması beklentisiyle bu iki ürün için de yukarı yönlü hareket sürdü.
Kahvede önemli bir haber akışı yaşandı: Brezilya ve Vietnam kaynaklı hava koşullarıyla kahve arzında endişeler artarken, küresel stoklar azalmaya devam ediyor. Arabica üreticisi Brezilya ve Robusta üreticisi Vietnam dünyanın en büyük kahve tedarikçileri olarak öne çıkıyor. Kahve ağaçlarının çiçeklenmesinin azalması, rekoltede düşüş ihtimalini güçlendiriyor ve bu da fiyatların yükselişini destekliyor. Ayrıca El Niño etkisinin 2027’nin ilk çeyreğine kadar sürmesi bekleniyor ve bu durum gelecek sezon kahve için de yükseliş yönünde baskıyı artırıyor. Batı Afrika’daki yoğun yağışlar ürünleri olumsuz etkilerken, El Niño’nun üretime etkisiyle kakao fiyatlarında sert yükselişler görüldü. Hindistan’daki muson yağışlarının miktarının altında kalacağı yönündeki tahminler pamuk fiyatlarını tetikledi.