Jeopolitik gerilimlerin enerji arzı üzerindeki tedirginlikleri artırması ve bunun enflasyon riskleriyle birleşmesinin ardından dolar endeksi kuvvet kazandı. Orta Doğu’daki tansiyon ve bunun dolaşımda olan dolarlara olan talebi güçlendirdi; bu da dolar endeksinde yukarı yönlü hareketlere yol açtı. Küresel yatırımcılar, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik olası operasyonları ve bunun yan etkileri olan misillemelerin getirdiği risklere karşılık dolar varlıklarına yöneldi; sonuç olarak endeks yukarı doğru ivmelendi.
Enerji piyasalarındaki arz güvenliğine ilişkin endişeler, petrol fiyatlarını yukarı iterek küresel enflasyon baskısını güçlendirdi. Merkez bankaları bu gelişmeleri dikkatle izlerken, politika adımlarında daha temkinli bir duruş sergileyeceklerini ifade ettiler. Bu süreçte enerji maliyetlerindeki yükseliş, varlık fiyatlamalarını dolaylı yoldan etkileyerek mali piyasalarda önemli bir etkiye sahip olmaya devam ediyor.
ABD Merkez Bankası için faiz indirim beklentileri zayıflamış durumda; piyasalarda yıl içinde bir veya iki adım yerine daha temkinli bir yol izlenmesi yönünde kayıtlara geçiyor. 25 Kasım 2025’ten bu yana 100 seviyesinin üzerine çıkan dolar endeksi, şu anda 100,3’lük bir noktaya kadar yükseldi ve yıl başından bu yana yaklaşık %2 değer kazandı.
Euro/dolar paritesi 1,1433 ile Ağustos 2025’ten bu yana en düşük seviyeyi işaretlerken, dolar/İsviçre frangı 0,7895 ve dolar/yen 159,68 seviyeleri, sırasıyla Ocak 2026 ve Temmuz 2024 tarihleriyle ilişkili olarak yeniden test edildi. “Yatırımcılar dolarları elinde tutmayı tercih ediyor” ifadesiyle öne çıkan görüşler, bu eğilimin arkasındaki güvenli liman talebini vurguluyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, dünya genelinde risk iştahının arttığını ve doların küresel rezerv para birimi olarak konumunu güçlendirdiğini belirtti. Dolara olan talebin, “nereye gidersek gidelim dolarla işlem yapabiliriz” düşüncesinden kaynaklandığını ifade eden Aslanoğlu, doların yükselişinde Japonya’nın genişleyici politikaları ve Avro Bölgesi’ndeki düşük faizlerin de rol oynadığını vurguladı. Ayrıca altının da güvenli liman olarak öne çıktığını dile getirdi; “altın da güvenli liman olarak talep görüyor, ancak dünya genelinde dolardan daha kısıtlı bir kaynak var” dedi.
Doların rezerv para birimi statüsünün belirsiz zamanlarda güçlenmesi konusuna değinen Societe Generale FX Strateji Başkanı Kit Juckes, Orta Doğu’daki gelişmelerin ve enerji fiyatlarındaki yükselişin dolar endeksini desteklediğini belirtti. ABD ekonomisinin dirençli olduğunu ve petrol üreticisi konumunu sürdürdüğünü söyleyen Juckes, doların bu yıl ve 2027’ye kadar yükselişini sürdüreceğini öne sürdü. Londra merkezli Ballinger Group’tan Kyle Chapman ise ham petrolün 100 dolar civarında kalmaya devam etmesiyle dolar endeksinin Kasım ortasından bu yana gördüğü yüksek seviyelere ulaştığını ifade etti.