Beşiktaş’ta bir aile apartmanında yaşanan tahliye davasında, ev sahibi ile kiracı arasındaki anlaşmazlık kamuoyunun gündemine taşındı. 2021 yılında aylık 2 bin TL karşılığı kiralanan dairede, ev sahibi daha sonra ihtiyaç gerekçesiyle kiracının tahliyesini talep etti. Arabuluculuk aşamasında da bir sonuca varılamaması üzerine dava açıldı ve süreçte kira bedelinin önemli ölçüde yükseldiği görüldü.
MAL SAHİBİNİN GEREKÇESİ Ev sahibinin, üç oğlu ve iki kızından oluşan ailesinin toplu olarak aynı taşınmazda yaşamaya devam etmesi gerektiği, oğullarıyla birlikte başka bir yerde ikamet etme imkanının olmaması ve bu nedenle kiracının bulunduğu evin kendileri için ayni ihtiyaç doğurduğu iddiasıyla tahliye kararı talep ettiği belirtildi. Baba ve annesinin yanı sıra kardeşlerinin de bulunduğu aile tablosu, kira sözleşmesinde yazılı başlangıç tarihiyle beraber değerlendirmeye alındı.
KİRACI İDDİALARI Kiracı, dava dilekçesinde arabuluculuk sürecinin yasaların gerektirdiği şartları karşılamadığını ve ev sahibinin asıl amacının kira bedelini artırmak olduğunu ileri sürdü. Sözleşmede başlangıç tarihi olarak 1 Temmuz 2021 yazsa da taraflar arasındaki gerçek uygulamada her kira dönemi sonunda ve başında artış yapıldığı iddia edildi. Deliller olarak kira sözleşmesi, banka dekontları, tapu kaydı ve ihtarname dosyaya sunuldu.
İHTİYACIN DEVAMI VE TAHLİYE KARARI Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesi uyarınca, ihtiyaçla tahliye edebilmenin “gerçek, samimi ve devamlı” bir ihtiyaç gerektirmesi gerektiği vurgulandı. Mahkeme, davalı tarafın adreste görünür bir ikamet devamı olmadığını ve kiracının, sözleşmede belirtilen kişiyle yaşamadığını tespit etti. Böylece, ev sahibi için ihtiyaç iddiasının sürekliliği kanıtlandı ve davalı kiracının tahliyesine karar verildi. Ayrıca, davanın sonucunda kira sözleşmesiyle bağlantılı olarak 18 bin TL vekalet ücreti de hüküm altına alındı.
KARARIN ÖNEMİ Kararda, ev sahibinin oğlunun dairede ikamet etme zorunluluğu olduğu ve ailenin başka bir konutta yaşamakta zorlandığı gerekçesiyle tahliye talebinin haklı görüldüğü belirtilirken, kiracının ihtiyacının desteklenen kanıtlarla çürümediği ve mahkemenin bu doğrultuda hareket ettiği ifade edildi. Dava kararının 08.02.2025 tarihinde kesinleşmesi bekleniyor.