Körfez bölgesindeki savaş ortamı ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılması durumu, gıda ticaretinin maliyet baskısını belirgin şekilde büyütüyor. Gıda arzı sürüyor olsa da üretim ve taşıma süreçlerinde maliyetler yükseliyor, bu da tüketici fiyatlarına yansıyabilir.
‘Doğrudan etkiler’ Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği (IAOM) Avrasya Başkanı Eren Günhan Ulusoy, Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji ticaretindeki kritik konumunu vurguluyor. ABD Enerji Bilgi İdaresi’ne göre bu boğazdan geçen petrol, küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geliyor ve deniz yoluyla yapılan petrol ticaretinin yüzde 25’inden fazlası bu güzergâhta gerçekleşiyor. Dünya LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si de bu hat üzerinden akış sağlıyor. Bu durum enerji fiyatlarındaki artışın tarım ve gıda sektörünü doğrudan etkileyebileceğini gösteriyor.
Sigorta ve navlun Gübre temini ve enerji maliyetleri, tarımsal üretim, hasat, depolama ve taşımacılık süreçlerinde belirleyici rol oynuyor. Ulusoy’a göre enerji fiyatlarındaki yükseliş, gübre maliyetlerini artırıyor ve bu durum buğday, mısır gibi tahılların üretim maliyetlerine yansıyor. Ayrıca değirmencilik elektrik ve doğal gaz gibi enerji girdileriyle yoğunlaştığı için un üretim maliyetleri de artıyor. Navlun ve taşımacılık maliyetlerindeki yükseliş, tahıl ticaretinin toplam maliyetini yükselterek fiyatlara doğrudan etki edebilir. Boğazın kapanması deniz ulaşımını da zorlaştırabilir; sigorta ve navlun maliyetlerindeki artış, küresel tahıl ticaretinde gecikmelere ve ek maliyet baskısına yol açabilir. Enerji ithalatına bağımlı ülkelerde bu durum gıda enflasyonu riskini artırır.