Basra Körfezi’nin girişinde yer alan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu’nun petrol ve LNG üretimini Umman Denizi ile Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına taşıyan hayati bir geçittir. Bu rota üzerinden küresel LNG ihracatının yaklaşık %20’si akışını sürdürmektedir; Katar ise LNG ihracatının büyük bir kısmını bu boğazdan yönlendirerek uluslararası müşterilere ulaştırır.
Boğazdan geçen LNG ticaretinin esas yükünü Asya ülkeleri ve özellikle Çin çekmektedir. Olası tedarik aksaklıkları, Avrupa’da fiyatları yukarı yönlü baskı altına alabilir. Avrupa gaz depolarının doluluk oranının %30’un altında kalması da piyasalarda baskıyı artıran bir faktördür; depolardaki azalan stoklar, Avrupa’nın LNG için uluslararası kaynaklardan daha çok tedarik etmesini gerekli kılar.
İran’a yönelik ABD-İsrail ortak operasyonlarının ardından Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi geçişlerinde fiili bir duraksama gözlemlenirken, bunun Avrupa gaz piyasasında açılışta güçlü bir artışa yol açtığı kaydediliyor. Ağustos 2023’ten bu yana görülen en büyük yükseliş olarak değerlendirilen bu hareket, enerji fiyatlarını baskılıyor.
TTF’ye göre Amsterdam merkezli sanal gaz ticaret noktası, şu anda nisan vadeli kontratlarda megavatsaat başına yaklaşık 39,2 euro seviyesinden işlem görüyor. Fiyatlar, 27 Şubat’ta bu kontrat için kapanış seviyesinin 31,95 euro olduğu döneme kıyasla yüksek seyrediyor. Bu bağlamda Avrupa gaz fiyatları, 18 Şubat 2025’ten bu yana görülen en yüksek seviyelere yaklaşmış durumda; o dönemde megavatsaat başına yaklaşık 38,7 euro kaydedilmişti.
Bu gelişmeler, küresel gaz piyasalarında kısa vadede volatiliteyi artırırken, enerji tedarik güvenliği ve fiyatlar üzerinde belirgin etkilere yol açmaya devam ediyor.