AB Komisyonu’nun Sanayi Hızlandırıcı Yasası olarak bilinen taslak üzerinde çalışmaları, Birlik sanayi stratejisinin merkezine oturmasına rağmen hâlâ tamamlanmış değil. Üye ülkelerin kamu kaynaklarının kullanımı ve kamu ihalelerinde Made in Europe unsurlarının yer alması yönünde farklı perspektifler sürüyor.
En son açıklanması 4 Mart’a ertelenen taslak, enerji yoğun sektörler, net-sıfır teknolojiler ve otomotiv gibi alanlarda Avrupa’da üretilen ürünlerin kamu alımları ve kamu destekli programlar kapsamındaki avantajlarını hedefliyor. Taslakla ilgili taslak metinler sızdıkça, Avrupa menşeyinin güvenilir ortaklarla genişletilmesi tartışması da yeniden gündeme geliyor. Komisyon’un bu konudaki görüşleri, birimler ile üye devletler arasında farklılıklar gösteriyor.
Brüksel’de bu girişimin öncü konumunda görülen Fransa ile birlikte bazı üyeler, yerel üretimi zorunlu kılan düzenlemelerin yatırımları azaltabileceğini ve AB’nin küresel rekabet gücünü zayıflatabileceğini savunuyor. Öte yandan Almanya, Made in Europe kavramının çok dar bir çerçeve olabileceğini ve Made with Europe yaklaşımını benimseyerek ticaret ortaklarını da kapsayacak bir modelin daha kapsayıcı olduğunu ileri sürüyor. Türkiye için ise Gümrük Birliği ve mevcut entegrasyon seviyesinin dikkate alınması gerektiği belirtiliyor; Türk üreticilerinin de bu kavram içinde yer alması talebi sürüyor.
Avrupa’da otomotiv başta olmak üzere bazı sektörler, İngiltere ve Türkiye’nin de Made in Europe kapsamında düşünülmesini talep ediyor. Taslak, kamuoyuna açıklandığında AB ülkeleri ve Avrupa Parlamentosu (AP) ile yapılacak görüşmelerde yeniden şekillenecek ve olası değişiklikler süreç boyunca karşımıza çıkacak.