İspanya’da bir mahkeme, Meta’nın Facebook ve Instagram kullanıcı verilerini yıllarca uygunsuz biçimde işlemesiyle rekabet avantajı elde ettiği gerekçesiyle 479 milyon euro’luk bir tazminat ödemesine hükmetti. Kararın temelinde, GDPR sonrası veri toplama amacı olarak kullanıcı rızasını reddederek “sözleşmenin yerine getirilmesi için zorunluluk” gerekçesine geçiş yapılması yatıyor; bu itiraz daha sonra yetkili makamlarca reddedildi ve Meta 2023’te yeniden kullanıcı rızasına dönmek zorunda kaldı.
Mahkeme, Meta’nın bu dönemde topladığı devasa kullanıcı verileriyle reklam pazarında İspanyol medya kuruluşlarına karşı “anlamlı ve haksız bir rekabet avantajı” sağladığını savunuyor; tazminat miktarı ise şirketin söz konusu yıllardaki reklam gelirlerinin oranına göre hesaplandı. Özetle, medya aktörlerinin kaybettiği reklam pastasının arkasında Meta gösterildi.
Meta üst mahkemeye itiraz edecek ve bu süreçte karar kesinleşmeyebilir. Şirket Reuters’a verdiği demeçte cezayı “asılsız” bulduğunu, “herhangi bir maddi zararın kanıtlanmadığını” ve çevrimiçi reklamcılığın nasıl işlediğinin görmezden getirildiğini savundu. Ayrıca yasalara uyulduğunu ve kullanıcılara deneyimlerini kontrol edebilecekleri şeffaf araçlar sunduklarını belirtti.
Üst mahkeme süreci, kararın bozulmasına yol açabilir veya onay halinde Euro bölgesindeki veri gizliliğiyle ilgili rekabet davaları için bir emsal teşkil edebilir. Bu olay, AB çapında dijital reklamcılık ve kişisel verilerin kullanımı konusunda ilerisi için önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor.