Güncel gelişmelere bakıldığında insansı robotlar henüz emekleme döneminde; evlerimize girecek kadar olgunlaşması için beklenen yol, pek çok inişli çıkışla ilerliyor. Yatırımların hacmi büyüse de, bu makineleri gerçekten hayata geçirecek adımlar, yatırımcıların heyecanını her geçen gün biraz daha törpüledi. Mühendisler ve yöneticiler, son yıllarda kaydedilen teknik ilerlemeleri kabul etmekle birlikte, prototiplerden güvenilir ve ulaşılabilir robotlara geçişin, risk sermayesi sunumlarında çizilen takvimlerden çok daha uzun süreceğini vurguluyor.
Agility Robotics, Tesla ve Figure AI gibi firmalar bu yıl insansı robotlarını yürürken, koşarken ve depo içindeki nesneleri taşırken sergileyerek dikkat çekti. Digit adlı robotun yüzlerce adede ulaşan kullanımı, dep operasyonlarını kontrollü bir şekilde sürdürmeye devam ediyor; fakat şirketin CTO’su Pras Velagapudi, asıl hedefin “insana benzeyen”likten çok “işe yarayan” çözümler üretmek olduğunun altını çiziyor. Ev içi hizmet eden bir robot fikri ise mevcut güvenlik ve güvenilirlik sınırlarının çok ötesinde kalıyor.

Bir diğer önemli engel maliyetler. McKinsey ortağı Ani Kelkar’a göre mesele sadece robotun kendisi değil; kurulum ve güvenlik altyapısı, toplam maliyetin büyük bir kısmını oluşturuyor. “Bugün her 100 doların sadece 20’si makinenin kendisine gidiyor; geri kalan 80’i güvenlik sistemlerine harcanıyor” sözleri, sostekli bir dengeyi gözler önüne seriyor. Daha hafif robotlar bu maliyetleri düşürse dahi, etkileyici demoların güvenilir ve sürekli performansa dönüşmesi konusunda net bir garantiden uzaklaşılıyor.
İnsansı robotlar ne zaman çıkacak? Gatlin Robotics’in CEO’su Isaac Qureshi, uzaktan VR ile yönlendirdiği temizlik görevinde basit işlerle başlayıp daha karmaşık görevlere doğru evrileceğini belirtiyor; bu da gerçeklik ile beklentiler arasındaki çizgiyi netleştiren bir adım olarak görülüyor. Weave Robotics’in eski Apple mühendislerinden Kaan Doğrusöz ise iki ayaklı insansı robotları çağımızın Newton’ları olarak nitelendiriyorlar ve bugün gördüğümüz çözümlerin net ve iyi tanımlanmış ürünler olmaktan çok uzak olduğuna dikkat çekiyor. Weave’in çamaşır katlama gibi dar alanlı işlerde elde ettiği başarılar umut verse de, genel amaçlı ev robotlarına kısa vadede erişimin sınırlı olduğu konusunda birleşiyorlar.
Gemideki diğer aktörler, Robotlar sadece ev içi yardımcılar olarak değil, daha tehlikeli ve insan bulmanın zor olduğu alanlarda da görev üstleniyor. Persona AI’nin gemi inşasında çalışan robotları bu doğrultuda öne çıkıyor; ancak CEO Radford’a göre ev içi asistanlar hâlâ çok uzak. Elon Musk ise Tesla Optimus için 2030’a kadar yıllık milyon adet üretim öngörüyor. Donanımdaki ilerlemeler, daha iyi piller, motorlar ve insan hareketlerini andıran tasarımlar, bu sahadaki heyecanı canlı tutuyor. Figure AI’ın koşan robot videoları ve sektördeki yaklaşık 5 milyar dolarlık yatırım iştahı, umutları yeşertse de FEV Consulting analizleri, 2035’e kadar dünyada yaklaşık bir milyon insansı robotun aktif olabileceğini öngörüyor; fakat bugün çoğu girişimin hâlâ sanal gerçeklik gözlükleriyle insan yönlendirmesi gibi manuel yöntemlere bağlı olduğu gerçek.
Uzmanlara göre sorun, insanların hâlâ insana benzeme “zorunluluğu” fikrinde yatıyor. Denge, dokunsal geri bildirim ve ince motor becerileri gibi temel zorluklar hâlâ çözülememiş durumda. RemBrain’in CTO’su Max Goncharov ise fabrikalarda verimliliğin daha çok özel amaçlı robotlarla artacağını savunuyor. Özetle, insansı robotlar bugün için bir gösteriden öteye geçememiş durumda; özellikle depolama ve üretimde daha somut, ölçülebilir sonuçlar elde etmek mümkün olsa da, evlere girecek ve Jetgiller dünyasını andıran bir rutin kuracak kadar yakın görünmüyor. Bu nedenle kısa vadede bir “robot devrimi” beklemek pek gerçekçi değildir; insansı robotlar niş alanlarda sorunları çözebilirler, fakat geniş çaplı yaygınlık için hâlâ uzun bir yol var.