Bir süredir küresel konuşmaların odak noktası haline gelen, çocuklar ve gençler için dijital alanın güvenliği konusundaki tartışmalar Türkiye’yi de etkiliyor. Danimarka’nın 15 yaş altı kullanıcıları için gündeme getirdiği sosyal medya yasağı girişimleri ve Amerika ile Malezya’daki gelişmeler, Türkiye’de de benzer kaygıların ne şekilde ele alınacağını gösteriyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise bu konuyu“aileyi merkeze alan politikalarla” güçlendirme vizyonunu paylaşıyor.
Göktaş’ın konuşması Anadolu Ajansı tarafından aktarıldı; İstanbul’daki Boğaziçi Üniversitesi Anadolu Hisarı Yerleşkesi’nde düzenlenen “3. Aile Çalıştayı” sırasında, dijital dünyanın çocuklar için oluşturduğu yeni oyun alanlarını ve bu alanların ailenin iletişimini nasıl etkilediğini vurguladı. Artık oyun alanlarının sokaklardan algoritmalarla yönlendirilen akışlara dönüştüğünü söyleyerek, siber zorbalık, uygunsuz içerikler ve dijital bağımlılık gibi tehditlerin aile bağlarını zayıflattığını belirtti.
Bu tehditlerle mücadelede hızlı ve etkili adımlar atılmasının gerekliliğini vurgulayan Bakan, dijital dünyaya karşı toplumun dayanışmasını güçlendirecek politikaların önemine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duyurduğu “2025 Aile Yılı” ise bu stratejilerin yeni bir çerçeveye oturması için bir zemin oluşturdu. Göktaş, aile odaklı çözümlerin ve kültürel değerlerin korunmasının, bu dönemin temel hedefleri arasında olduğunu ifade etti.
Daha güvenli bir dijital dünya hedefi olarak, çocukların çevrimiçi güvenliğini sağlamak amacıyla medya ve dijital platformlarla yakın temas halinde olduklarını ve yakında uygulanacak kritik bir düzenlemenin habercisi olan 15 yaş altına yönelik sosyal medya sınırlamasının hayata geçirileceğini açıkladı. Ayrıca Türkiye’nin Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesinin ilk imzacılarından biri olduğuna değinerek, tüm paydaşları bu sözleşmeyi desteklemeye çağırdı. Evlilik planları yapan gençler ve çocuk sahibi olmayı düşünen aileler için sunulan destekler de kapsamını genişletiyor; sosyal risk haritaları sayesinde sorunlar daha erken tespit edilip, aile odaklı hizmetler hızla sahaya yayılıyor.
Göktaş, 2026–2035 aralığını kapsayan Aile ve Nüfus 10 Yılı planının bu politikaları daha uzun vadeli stratejilere dönüştüreceğini söyledi. “Aile bizim kültürümüzün taşıyıcısı, geleceğimizin güvencesidir” sözleriyle konuşmasını sonlandıran Bakan, dijital dünyanın getirdiği fırsatları ve tehditleri birlikte ele almanın, toplumun dayanışmasından geçtiğini vurguladı.