Görsel ve anlatımsal uçurumlar arasında dolaşan Yorgos Lanthimos’un yeni projesi, mizah ile kara gerilimin ince çizgisine yeniden dokunuyor. Ünlü yönetmenin bu kez Emma Stone ve Jesse Plemons’un olağanüstü performanslarıyla güçlenen çalışması, adeta bir yeniden çevrim olarak lanse edilse de kendi kimliğini korumayı başarıyor. Bugonia olarak adlandırılan bu yapım, 2003 yılında Güney Koreli Jang Joon-hwan’ın aynı adla bilinen bilimkurgu filminin Hollywood uyarlaması düşüncesiyle doğdu; ancak sonuç, özgün bir bakış açısı ve toplumsal eleştiriyle şekillendi.
İlaç ve kimya endüstrisinin karanlık yanlarını derinlemesine ele alan hikâye, bağımsız bir drama olarak izleyiciye sürüklüyor. İnsanların ve yakınlarının, tehlikeli yeni ilaçların deneyleri için “kullanıcı malzemesi” haline getirildiği bir dünyayı, kara mizahın yoğun kullanımıyla gözler önüne seriyor. Lanthimos’un bu projeye Ari Aster’in katılımıyla kazandığı özgürlük ise, yaratıcı ifadeyi zirveye taşıyan unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Filmin özünü özetlemek gerekirse; bir ilaç şirketi yöneticisinin annesinin yeni bir ilacı denerken komaya girmesiyle başlayan korku ve gerilim, genç bir adam ile kuzeninin dünyayı tehdit eden bir uzaylı komplosuna karışmasıyla genişliyor. Bu örgülü yapı, izleyiciye bir dizi kritik tema üzerinden düşünme alanı açıyor ve olay örgüsünün ötesinde “cezalandırma ve öç alma” temalarını da irdeletiyor.
Görüntü ve atmosfer açısından zengin bir dil kullanılırken, Lanthimos’un eserlerindeki tipik ‘gerçeklik-yanılsama’ ikilemi bu yapımda da sürüyor. Güncel komplo teorileri ve uzaylı anlatılarının iç içe geçtiği bu anlatı, izleyenleri sık sık revize edilmiş gerçekliklerle yüzleşmeye çağırıyor. Tüm bu unsurların birleşimi, projenin yalnızca bir remake niyetini aşıp, tekil ve özgün bir sinema deneyimi sunmasına olanak tanıyor.
Sonuç olarak, Bugonia şu anda yalnızca bir filmin adı değil; kara mizah, sosyo-politik eleştiri ve insani dram arasındaki gerilimin estetik bir ifadesi olarak konumlanıyor. İzlenmesi, üzerine düşünülmesi ve tartışılması gereken bir eser olarak damıtılıyor. İlerleyen günlerde, eleştirmenler ve seyirciler tarafından pek çok yönüyle masaya yatırılmaya devam edeceğe benziyor.
DÜZELTME: Dün yapılan yazıda kullanılan fotoğrafta, Fransız yönetmen Julia Ducournau başkanlığındaki jürinin festivale dair farklı bir bölümün jürisi olduğu belirtilmemişti. Bu eksiklik için özür dileriz.