İstanbul’un arkeolojik mirası ile kent yaşamı arasındaki gerilim, son açıklamalarda yeniden tartışılır hale geldi. Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi, belediyenin Theodosius kalıntılarının çevresinde yürüttüğü çevre düzenlemesini eleştirel bir dille değerlendirerek, ferforje çitlerin sökülmesi veya zarar görmesi sonucunda alanın güvenlik ve koruma amaçlı uyarı işaretlerinin çoğalmasına işaret ediyor. “İçeri girmeyi engelleyen önlemler, alanı tamamen koruma amacını taşımalıdır; ancak bunun halkın bilinç düzeyiyle desteklenmesi gerekir,” ifadeleriyle dikkat çekiliyor.

İlgili çalışmaların odak noktası, Theodosius Takı ve çevresindeki mimari kalıntıların kronolojik ve estetik değerinin gün yüzüne çıkarılmasıdır. Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu yöneticisi Nezih Başgelen, görüntülerin üzücü olduğunu belirtirken, kalıntıların Roma dönemine ait zafer takı ve forumunun tarihsel bağlamını hatırlatıyor. İlk bakışta kamu ve sivil yapılarla çevrili olan bu alan, MS 4. yüzyılda Theodosius Forumu olarak adlandırılmış ve zaman içinde çeşitli değişikliklere uğramıştır.
Parçaların gün yüzüne çıkması, 1927’de Şimkeş Hanı avlusunda ve 1957-58 yıllarında Beyazıt Meydanı ile Ordu Caddesi’nin yeniden düzenlenmesi sırasında elde edilen buluntularla mümkün olmuştur. Takın üç geçişli tonozlu bir çatıya sahip olduğu; ortasında Theodosius’un heykeli, yanında ise Arcadius ve Honorarius’un heykellerinin bulunduğu bilgisi, dönemin mimari yapısını somut olarak belgelemiştir. Başgelen, dönemin arkeolojik süreçlerine ilişkin; İngiliz arkeologların İstanbul Arkeoloji Müzesi ile birlikte kurumsal belgelendirme çalışmaları yaptığını hatırlatır. Ardından 1957’de Sinkeş Han yıkımıyla kalan parçaların zarar gördüğünü belirtir; ancak Rüstem Duyuran’ın gayretleriyle kurtarma kazısı ve düzenlemeler sayesinde önemli kabulleri gün yüzüne çıkarmıştır.
Gelecekteki koruma anlayışında bu anıtın kent arkeolojisi bağlamında hak ettiği konuma getirilmesi, genel bilgi panolarıyla toplumun her kesiminin bu mirası kavraması açısından zorunlu görülmektedir. Theodosius dönemi, Beyazıt Meydanı çevresinde şekillenen mekânsal kimliğiyle bugün de kent belleğinin önemli bir parçasıdır.
Theodosius Dönemi bölümünde ise Doğu Roma İmparatorluğu’nun meydanı olarak konumlanan bu alanın, I. Konstantin’e dek uzanan süreçte şehrin sınırları içine katılmasıyla başlayan gelişim, Trajan Forumu’ndan ilhamla yoğun bir yapısallaşmaya dönüşmüş ve Theodosius Forumu olarak adlandırılmıştır. Bu forumun boyutları kesin olarak kayıt altına alınmasa da İstanbul’un en büyük forumu olarak kabul edilmektedir.