Ayasofya’daki restorasyon çalışmaları çok konuşuldu ve uzun süredir gazetelerin gündemini meşgul etti. Proje kapsamındaki uygulamalar, zemin işlemlerinden iskelelere kadar pek çok teknik adımı beraberinde getirirken, arkeoloji, mimarlık ve restorasyon alanlarının uzmanları arasında sert tepkilere yol açtı. Bilim kurulunun dikkat çeken görüşleri, Ayasofya’ya yönelik yaklaşımın Notre Dame Katedrali restorasyonu ile nasıl karşılaştırıldığına dair tartışmaları gündeme taşıdı.
Ülkenin çeşitli alanlarında faaliyet gösteren uzmanlar, Notre Dame’nin restorasyon sürecini yakından izleyerek bir karşılaştırma yaptı. Nezih Başgelen, bu karşılaştırmada iki proje arasındaki koruma etiği ve teknik özeni sahici bir ölçüt olarak öne sürüyor. 8 Aralık 2024’te Notre Dame’nin yeniden açılışında dünyanın dört bir yanından gelen katılımcıların alkışlarını hatırlatan Başgelen, Ayasofya için benzer bir başarıyı umut ediyor.
18. ve 19. yüzyıllara referansla Anımsayalım: Paris’teki katedralin yangını 2019 yılında meydana geldi ve yangın, çatıyı ve kuleleri hasara uğrattı. Restorasyon süreci, kültürel mirasın korunmasına yönelik küresel ölçekte yakından izlenen bir proje olarak öne çıktı. Restorasyon çalışmalarında uygulanacak yöntemler, teknik gereklilikler ve güvenlik standartları adım adım değerlendirildi ve paylaşılabildi. Rebâtir Notre-Dame de Paris kurumu, çalışmaların koordinesinde önemli bir rol üstlendi ve internet üzerinden süreçle ilgili açıklamalarla paydaşları sürekli bilgilendirdi.
KAPSAMLI bir bakış açısıyla Ayasofya üzerinde çalışan bilim kurulu, Notre Dame’nin yangından sonra attığı adımları referans alarak iskeletin ve yüksek tonajlı araçların kullanımını değerlendiriyor. 2019 yangının dökümü kadar geniş kapsamlı bir restorasyon için hangi malzeme ve tekniklerin öncelik taşıdığına ilişkin sade ve net bir yaklaşım benimseniyor. Bu bağlamda, Ayasofya’nın restorasyon sürecinde kullanılan yöntemlerin, tarihi gerçeklere ve modern güvenlik standartlarına uygunluğunu incelemek için farklı kaynaklardan elde edilen veriler bir araya getiriliyor.
KAPSAMlı karşılaştırma kapsamında Notre Dame’deki restorasyon ekibi, geleneksel teknikleri modern teknolojik imkanlarla uyumlu şekilde kullanma becerisini öne çıkardı. Dijital modelleme ve hassas temizlik yöntemleriyle hasar görmüş alanlar titizlikle onarıldı; tonozlu üst örtüyü onarma süreci ise Ortaçağ tekniklerine uygun malzeme temin ve hazırlanmasını gerektirdi. Bu süreçte BRGM gibi uzman kuruluşlar, taş temininde orijinal malzeme özelliklerini korumaya özen gösterdi ve bu çalışmalar, Paris’in kültürel mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasını hedefledi.
- Geleneksel ile modernin sentezi: Restorasyon ekipleri, geleneksel tekniklerin modern dijital araçlarla entegrasyonunu sağlayarak projenin verimliliğini ve hassasiyetini artırdı.
- Arkeolojik kazanımlar: INrap gibi enstitüler, katedralin iç ve çevresinde yürütülen kazılarla önemli buluntular elde etti ve bu bulgular projenin bilimsel zeminini güçlendirdi.
- Ortaçağ marangozluğu: Kulesi ve çatısı için Ortaçağ ustalarının kullandığı yöntemler ve meşe kirişleri, orijinal tasarım ile uyumlu bir şekilde yeniden inşa edildi.