1. Haberler
  2. Sanattan
  3. Nilbar Güreş’ten Arter’de Kadife Bakış: Kaostan Doğan Zarafetin İzleri

Nilbar Güreş’ten Arter’de Kadife Bakış: Kaostan Doğan Zarafetin İzleri

featured

Olağanüstü bir kavrayışla, Arter’deki Nilbar Güreş sergisiyle karşılaşırken Nietzsche’nin “Böyle Buyurdu Zerdüşt”ünden ilhamla sözcükler akıyor: dans eden bir yıldızın doğumu için içimizde hâlâ kaos olmalıdır. Bu sergi, Güreş’in erken dönemden günümüze uzanan pratiğini, toplumsal cinsiyet rollerinin reddi ekseninde bir araya getiriyor ve izleyiciyi biçimsel bir sorgulamaya davet ediyor.

Nilbar Güreş’ten Arter’de Kadife Bakış: Kaostan Doğan Zarafetin İzleri

Karanlık bir geceyi andıran duvarlar, eserlere eşlik eden düşüncelerle dolup taşıyor. Sanatçı, malzeme seçimlerinde bir meddah edasıyla hareket ediyor; kumaşlar, kağıtlar ve diğer her unsur, anlatının birer parçası oluyor. Eserlerinde insan ile insan olmayan, gerçek ile kurmaca arasındaki sınırlar sarsılıyor ve her bir iş, eleştirel bir dil ile toplumsal kalıpları sarsan bir anlatıya dönüşüyor.

Görüntüleyenler için sergide karşılaşılan başlıca tepki, görünürlük ile temsil arasındaki gerilim. Güçlü görsel ifadeler, özellikle “MAYZU: Hindistancevizi ve Muz Veren Ağaç” ve “Örümcek Kadın; Anne” gibi yapıtlar üzerinden kuir bir kapsayıcılıkla kendini gösteriyor. Doğrudan bakış yönelten bu eserler, annelik fikrinin koruyucu, fakat denetleyici yönlerini de betimleyerek izleyiciye dirençli bir izlek sunuyor.

Nilbar Güreş’ten Arter’de Kadife Bakış: Kaostan Doğan Zarafetin İzleri

Kuramsal çerçeve, sergiyi yalnızca bir sergi olarak değil, bir düşünce ağının parçası olarak konumlandırıyor. Küratör Emre Baykal’ın yönlendirdiği bu projede, türlerin melezliği, kimliklerin akışkanlığı ve biçimin çeşitli mecralarda etkileşimi öne çıkıyor. Ziyaretçi, farklı mecralarda (resim, gravür, kolaj, fotoğraf, heykel ve video) üretilmiş işlerin oluşturduğu kapsamlı bir panoramaya dalarken, Güreş’in pratiğinin zaman içinde nasıl evrildiğini hissediyor.

İzleyiciye düşen görev, sanatsal dilin sınırlarını zorlayan bu anlatıların içindeki karşıtlıkları kuramsal olarak okumak ve bu okumayı, günlük yaşamın içinde karşılaşılabilir gerilimlerle ilişkilendirmektir. Bu bağlamda sergi, yalnızca görsel bir şölen sunmakla kalmıyor; toplumsal cinsiyet normlarına karşı duran, mitolojik figürler ve hayvan imgeleriyle zenginleşen bir düşünce ağı kuruyor.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsiniz

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırmayın ve ücretsiz e-posta aboneliğinizi hemen başlatın.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Dönüşüm ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin