Nâzım Hikmet’in Ebedi Sevda ve Vatan Sevgisi
Vatan sevgisi, onun yaşamını adadığı memleketiyle kurduğu derin bağ, ve memleket hasretiyle geçen ömrü, edebiyatımıza ve ruhumuza kazınmış benzersiz bir mirastır. Yaşadığı topraklara olan bağlılığı ve sevgiyle yoğrulmuş dizeleri, bizlere yalnızca bir şairin değil, aynı zamanda bir halkın özlemlerini ve umutlarını yansıtan bir miras bırakmıştır. Nâzım Hikmet’in satırlarında, memleketin izleri, yüreğin en derin köşelerinde yankılanır:
“Memleketim, memleketim, memleketim,
Ne kasketim kaldı senin ora işi
Ne yollarını taşımış ayakkabım,
Son mintanın da sırtımda paralandı çoktan,
Şile bezindendi.
Sen şimdi yalnız saçımın akında,
Enfarktında yüreğimin, Alnımın çizgilerindesin memleketim,
Memleketim, Memleketim…”
Ancak, onun bu eşsiz sevda ve vatan aşkı, maalesef zaman zaman baskılarla engellenmiştir. Bir ülke düşünün ki, yüce bir şairi memleketinden uzaklaştırmak veya onu susturmak istesin; işte bu, adalet ve özgürlük arayışında önemli bir engel olur. Bugün, onun anısını yaşatmak ve onun ideallerine sahip çıkmak adına, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nın hikayesine yakından bakalım.
Vakıf Kuruluşunun İlk Adımları ve Destekçileri
Vakfın temelleri, büyük bir sevgi ve saygı ile atıldı. Bu girişim, özellikle Nâzım Hikmet’in kız kardeşi Samiye Yaltırım, kızı Ayşe Yaltırım ve oğlu Hikmet Yaltırım’ın arzu ve önerileriyle şekillendi. İlk toplantılar, Müzehher Vâ Nû, Dr. Niyazi Bey, Mehmet Ali Aybar, Atilla Coşkun, Bilgin İnanç ve diğer aydınların katkılarıyla başladı. Bu süreçte, Nâzım Hikmet’in yakın dostları ve ailesi, onun mirasını yaşatmak için büyük bir azimle çalıştı. Yerel ve uluslararası destekler, vakfın kuruluşuna ivme kazandırdı. İlk adımlar, onun 27. ölüm yıldönümüne denk gelen 3 Haziran 1990’da, İstanbul’un Kuruçeşme semtinde düzenlenen geniş çaplı bir toplantıyla atıldı. Bu toplantıya, onun dostları ve yazarlar, sanatçılar ve düşünürler katılarak vakfın temel ilkelerini belirledi ve çalışmaların başlangıcını sağladı.
Kuruluş Sürecinde Emektarların Rolü ve Günümüz Perspektifi
Yıllar geçtikçe, vakfın ilk yönetim kurulu üyelerinden Rutkay Aziz, Zeynep Oral ve Kıymet Coşkun gibi isimler, genç kuşaklara da öncülük ederek, vakıf çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Geçmişin emektarları, Samiye Yaltırım, Aydın Aybay, Halit Çelenk, Tarık Akan ve Genco Erkal gibi isimler, bu yolda emekleri ve katkılarıyla anılmaktadır. Günümüzde, vakfın yöneticileri, sadece geçmişi değil, geleceği de şekillendirmeye çalışarak, Nâzım Hikmet’in ideallerini yeni nesillere taşımak amacıyla çalışmalarını sürdürüyorlar.
Yönetim ve Yürütme Kurulu Faaliyetleri
Vakıf kuruluşundan sonra, güçlü bir yönetim ve yürütme kurulunun oluşması kaçınılmaz oldu. Samiye Yaltırım’ın liderliğinde Prof. Aydın Aybay, Tarık Akan, İlhami Soysal, Melih Aşık, Rutkay Aziz, Semih Balcıoğlu, Kıymet Coşkun, Halit Çelenk, Koray Düzgören, Refik Erduran, Hüseyin Ergün, Genco Erkal, Bilgin İnanç, Yusuf Kurçenli, Şükran Kurdakul, Zeynep Oral, Emin Tanrıyar, Müzehher Vâ-Nû ve Hikmet Yaltırım gibi isimler, bu önemli görevde yer aldı. Bu ekip, vakfın ilk adımlarını atarken, öncelikle hukuki altyapıyı hazırladı ve mali kaynakların oluşturulması adına yoğun çaba sarf etti. Ailelerin ve dostların bağışlarıyla, Nâzım Hikmet’e ait elyazmaları ve kişisel eşyalar, vakfın malvarlığına katkı sağladı. Ayrıca, Zeynep Oral’ın öncülüğünde, vakfın tanıtımını ve bilinirliğini artırmak amacıyla özel sergiler ve etkinlikler organize edildi. Bu çalışmalar, hem maddi hem de manevi anlamda vakfın güçlenmesine katkıda bulundu.
Sergi Çalışmaları ve Sanatın Gücü
Vakfın en önemli adımlarından biri, büyük bir sanat ve kültür hareketiyle gerçekleşen Nâzım Hikmet Sergisi oldu. Ressamların resimleriyle zenginleşen bu sergi, toplamda 100’ü aşkın sanatçının katılımıyla gerçekleşti. Tüm geliri, vakfın kurulmasına ve faaliyetlerine aktarıldı. Bu bağlamda, sanatın ve kültürün dayanışma gücüyle, Nâzım Hikmet’in mirası yeni nesillere aktarıldı. Ayrıca, müzik ve tiyatro sanatçıları, İstanbul’un farklı noktalarında düzenledikleri etkinliklerle, onun sözleri ve düşüncelerini sahnelere taşıdı. Açıkhava Tiyatrosu’nda düzenlenen ve “Nâzım Hikmet Aramızda” başlığını taşıyan gece, binlerce dostun katılımıyla unutulmaz anlar yaşattı ve onun ruhunu yaşatmaya devam etti.