Gürol Sözen’in Cumhuriyetin 100. yılı için Mudanya’da Barış Meydanı’nda özel olarak restore edilen ve “1919-23 Destan ve Onlar/Gürol Sözen Eserleri Müzesi” adıyla kamuoyunun beklediği proje, açılmamasıyla ilgili tepkiler sürüyor. Projeyi hayata geçirmek üzere çalışmalarını sürdürenler, kamuoyuna söz vermiş oldukları müzenin açılmaması nedeniyle derin bir hayal kırıklığı yaşıyorlar.
Yazar Ümit Yaşar Gözüm ve Duygu Kalan Dilekcan, müzeden vazgeçilişinin arkasındaki gerekçeleri bilmenin toplum için önemli olduğunu vurguluyorlar. Gözüm, “Akıl ile yüreğin, küçük hesaplar ya da çıkarlar uğruna nasıl rafa kaldırıldığını gördükçe içim burkuluyor” diyerek, uzun yıllar emek verdiği bir koleksiyonun, Cumhuriyetimizin 100. yılı anısına Mudanya Belediyesi’nin kuracağı müze için ücretsiz bağışlanmasına ve gerekli tüm bürokratik-teknik ayrıntıların karşılıksız üstlenilmesine kararlıydı. Bu süreçte emek veren bir sanatçı aydınının anlaşılmaması, ülke adına büyük bir kayıp olarak değerlendiriliyor.

“Onlar’dan biri” olarak kendini tanımlayan Damla Kalan Dilekcan ise kültür, sanat ve ülkeyi ayakta tutan değerlere olan inancını vurguluyor. Önceleri, Destan ve Onlar projesinin savaşçı ruhunu yansıtan bir Müze olarak hayata geçmesini umut eden geniş bir kamuoyu hareketiyle destek toplamıştı. Dilekcan, yeni belediye başkanı Deniz Dalgıç’ın basına ve bültenlere yansıyan açıklamalarında destanın ve müzenin sahiplenildiğini gördüğünü ifade ediyor. Ancak şu an, kamuoyunun beklentileri ile yapım sürecinin gidişatı arasındaki uçurum giderek derinleşiyor. “Destan ve Onlar’a olan saygının ve anılan projelerin önü neden tıkanıyor?” sorusu kamuoyunda yankı buluyor.
Bu süreçte, projenin hayata geçmesi için atılan adımlar ve karşılaşılan bürokratik engeller, kent hafızasının yeniden inşa edilmesi açısından kritik bir döneme işaret ediyor. Halkın, geçmişin izlerini taşıyan ve Cumhuriyet tarihine ışık tutması beklenen bu yapı için gösterdiği ilgi, yetkililerin ve ilgili kurumların yaklaşımında nasıl bir karşılık bulacak, merakla takip ediliyor.